MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ..., davalılar ..., ... ve ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve mirasçılar adına tescil, olmazsa tenkis, birleşen davalar, aynı hukuksal nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkin olup; asıl dosyanın davacısı ... (..) 17.02.2010 tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkındaki davasından feragat etmiş, yargılama sırasında da davasını takipsiz bırakmıştır. Yine yargılama sırasında davacı ...'in zilyetlik ve dava haklarını devir ve temlik aldığı gerekçesiyle ... davacı ... yanında davaya müdahil olmuştur.
Davacılar, mirasbırakanları ... ve ...'in kendilerinden mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava konusu 12 parça taşınmazı davalı çocuklarına ve davalı aracı kişilere temlik ettiklerini, ara maliklerin taşınmazları hiç tasarruf etmediklerini, mirasbırakanların başka mal varlıklarının kalmadığını, yapılan devirlerin kısa aralıklarla ve davalı evlatları yararına olduğunu, akitteki değerler ile taşınmazların gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğunu, mirasbırakanların mal satmaya ihtiyaçları davalıların ise alım güçlerinin olmadığını ileri sürerek son malikler adına olan tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında davacı ve davalı mirasçılar adına tescilini, asıl davada ayrıca iptal-tescil istekleri mümkün olmazsa tenkis istemişler, asli müdahil ..., davanın kabulü halinde ...'e isabet edecek miras payının adına tescilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl davada davacı ...'ün davalı ... aleyhine açtığı davanın feragat nedeniyle reddine, diğer davalılar aleyhine açtığı davanın açılmamış sayılmasına, davalılar ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davacılar ... ve...'in davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açtıkları davanın kabulüne karar verilmiş, birleştirilen 2010/167 esas sayılı davada, davacı ... tarafından davalılar, ..., ... ve ... aleyhine açılan davanın kabulüne, yine birleştirilen 2012/679 Esas sayılı davada davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve dahili davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile ...'ın davacı ...'e karşı müdahale isteminin kabulüne taşınmazlarda Veli'ye isabet edecek olan payların ... adına tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacıların kök murisi...n 08.01.2000 tarihinde, .. oğlu ...'in ise 17.08.2008 tarihinde ölümü ile..çocukları olan davacılar..ve . ile davalı ...'un mirasçı olarak kaldıkları, ..in taraflardan başka dava dışı .. isimli kızlarının da mirasçı oldukları, mirasbırakan ... tarafından düzenlenen... Noterliği'nin 27.02.1997 tarihli vasiyetnamesinde kendisine miras yolu ile intikal etmiş veya edecek tüm taşınmazlardaki miras hak ve hissesinin 1/4'ünü davalı gelini ..'ye vasiyet ettiği... Noterliği'nin 14.12.1999 tarihli vekâletnamesinde muris ..n tüm taşınmazlardaki paylarını satması için torunu ...'e yetki verdiği, yine ... 8. Noterliği'nin 03.12.2001 tarihli vekâletnamesinde muris ...'in taşınmazlardaki paylarının satışı için davalı oğlu Faruk'a yetki verdiği, mirasbırakan ... adına kayıtlı 6 parça taşınmazdaki paylarının yetkili vekili ..k tarafından 20.05.2003 tarihli akitle davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiği, ..n bu taşınmazlardaki paylarını 18.01.2006 tarihinde davalı ...'e devrettiği, ...'in de taşınmazlardan 103 ada 7 parsel sayılı taşınmazı 5 parçaya ifraz ederek müfrez parsellerin yine adına tescilini sağladığı, daha sonra ... adına yetkili vekili muris .... tarafından bu taşınmazların bir kısmının ... ve ...'a sıtış yoluyla temlik edildiği, taşınmazların bir kısmının ... üzerinde kaldığı, mirasbırakan .. dava konusu 5 parça taşınmazdaki payının yetkili vekili ... tarafından .. ölümünden sonra 09.06.2000 tarihinde dava dışı ... aktarıldığı,...'in bu taşınmazlardan iki parçasındaki payını 15.08.2008 tarihinde davalı ...'a sattığı, üç parça tışınmazdaki payını ise 21.02.2006 tarihinde davalı eşi ...'a satarak devrettiği,..ile ...'ın 27.09.2005 tarihinde kesinleşen ilam ile boşandıkları, her iki mirasbırakan adına başka taşınmaz kaydı bulunmadığı, davacı ... ile Av.... arasında yapılan 4. Noterliği'nin 27.03.2013 tarihli "Zilyetlik ve Dava Devir ve Temlik Sözleşmesinde" ...'in mirasbırakanı ...'in ölümü ile kendisine intikal eden ve etmesi gereken 12 parça taşınmazdaki her türlü miras hakkını Av. ...'a temlik ettiğini, ayrıca bu parsellerle ilgili ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/665 esas sayılı iptal-tescil dosyasındaki her türlü hak ve alacaklarını da HMK'nın 125.maddesi ve BK'nın 183.maddesi uyarınca devir ve temlik ettiğini bildirdiği, bunun üzerine temlik alan ...'ın kendi adına davayı takip ettiği, bu arada davacı ...'nin de kendi adına davayı takip ederek mahkemece verilen hükmü temyiz ettiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, mirasbırakan ...'in yaptığı temlikler bakımından mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Öte yandan, mirasbırakan ..n temlikleri bakımından ise ... 08.01.2000 tarihinde ölmüş, tayin ettiği vekil Veli ise dava konusu taşınmazları 09.06.2000 tarihinde satmıştır. Bilindiği üzere, ölüm ile vekalet ilişkisi son bulur. Yetkisiz vekil tarafından yapılan işlem geçersiz olup, ondan sonra edinen kişilerin de durumu bilen ve bilmesi gereken kişiler olduklarından Gülsün'ün temlik ettiği taşınmazlar bakımından da davanın kabul edilmiş olması doğrudur. Davalılar ..., ... ve ...'ın tüm temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacı ...'nin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı ...'nin, ... ile yapmış olduğu temlikname, Türk Borçlar Kanunu'nun 183 ve devam eden maddelerinde öngörülen "alacağın temliki" niteliğinde kabul edilemez. Anılan yasal düzenlemelerde öngörülen ve devri mümkün olan hak bir alacağa ilişkindir. Oysa; eldeki davada yapılan temlikin koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyetin nakline ilişkin olduğu açıktır. Böylesine taşınmazların mülkiyetinin devrini öngörecek nitelikte yapılan temliknamenin yasal olduğunu da söyleyebilme olanağı yoktur. Bu nedenle, temlik alan ...'ın davada yasal açıdan sıfatının varlığı da kabul edilemez.
Hâl böyle olunca, davacı ...'nin davayı takip ettiği ve davadaki sıfatının devam ettiği gözetilerek, davacı ... bakımından davanın kabulü ile taşınmazlardaki payının Veli adına tesciline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Diğer taraftan, davacı ... tarafından açılıp asıl dosya ile birleştirilen 2012/679 esas sayılı dava dosyasında ... davalı olarak gösterilmediği ve... adına kayıtlı 102 ada 13 ve 14 no.lu parseller dava dışı tutulduğu halde Veli'nin sonradan azlettiği vekili tarafından...'nin dahili davalı gösterilerek bu parseller bakımından da kabul kararı verilmiş olması doğru değilse de kararın ...'a usulüne uygun tebliğine rağmen kararı temyiz etmemesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Davacı ...'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy