MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden paydaşı oldukları tarla vasıflı 439 (295 ada 2) parsel sayılı taşınmazın davalı paydaşlar tarafından kullanıldığı hâlde paylarına karşılık hiç bir bedel ödemediği gibi, paylarına karşılık kullandıkları bölümlerin de bulunmadığını ileri sürerek, paya vaki müdahalenin meni ile ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davacıların çekişmeli taşınmazdaki paylarını haricen ...'a sattıklarını bu sebeple eldeki davanın dinlenemeyeceği belirterek davanın reddini savumuşlardır.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davalı ... yönünden davanın kabulüne, diğer davalı ... ve ... yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 28.06.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edenler vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vekili Avukat gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, yargılama aşamasında ileri sürülmeyen hususların temyiz aşamasında dosyaya ibraz edilmesi HMK da düzenlenen iddianın ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık oluşturduğu gözetildiğinde, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre; davalılar vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir.
Ancak; keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmali yapılmadığı halde keşfen belirlenen değer üzerinden davacı taraf yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 4. maddesindeki "Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirmeleri nedeni ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen değer üzerinden hesap edilen 12.828,78 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine," ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; "Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen değer üzerinden hesap edilen 1.299,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacılara verilmesine, " ibaresinin yazılmasına ve davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy