MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil olmazsa alacak ve munzam zararın tahsili davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.09.2013 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat .... ile temyiz edilenler vekili Avukat ... geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapu iptal ve tescil olmazsa alacak ve munzam zararın tahsili isteklerine ilişkindir.
Davacı, davalı Kooperatif, Kooperatif yöneticisi ... ve dava dışı ... ile aralarındaki 04.12.1996 ve 07.12.1996 tarihli protokoller uyarınca 3638 parsel (imar uygulaması ile 44754 ada 1 parsel) sayılı taşınmazın satışı hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince tüm edimlerini yerine getirerek taşınmazı tapuda devrettiğini, bundan sonra dava dışı...'in arsanın satış bedelini kendisinin ödediği gerekçesiyle aleyhine dava açtığını ve 137.527,42 TL'nın Recep'e ödenmesine karar verilerek kesinleştiğini, icra tehdidi altında bu parayı ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek arsanın aynen iadesini olmazsa ödemek durumunda kalınan bedel ile munzam zararın tahsilini istemiştir.
Davalılar, sebepsiz zenginleşme için öngörülen zamanaşımı süresinin geçtiğini, Kooperatifin satın aldığı arsada davacının aracı görevi gördüğünü, arsa sahiplerinin başka şahıslar olup davacının o şahıslar adına vekaleten satış yaptığını, Kooperatifin kendi ödemelerini kendisinin yaptığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının davalılardan talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 44754 ada 1 parsel sayılı arsa vasıflı taşınmazda dava dışı... ve ... adlarına kayıtlı payların yetkili vekilleri davacı ... tarafından 04.10.2000 tarihinde ... Kooperatifine satıldığı, davalı Kooperatifi temsilen davalı ... ve dava dışı ....'ın akde katıldığı, davacı ile kayıt maliklerinden .... arasındaki adi yazılı Gayrimenkul Satış Protokolü başlıklı belgede; ...'ya ait payın tamamını alıcısı ...'e vekâletname vermek, dava açmak ve satmak suretiyle her türlü tasarrufa sahip olmak kaydıyla arsanın bedelini tamamen nakit alarak sattığını bildirdiği, satıcı ... vekili ..., alıcı .... imzalı 04.12.1996 tarihli Gayrimenkul Satış Protokolü başlıklı adi yazılı belgede; "arsanın 15000 m2'sini 16.000.000.000 TL(eski) bedelle ...'a sattım" dendiği, yine satıcı davacı ... vekili olarak ..., alıcı ... Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı imzasını taşıyan 07.12.1996 tarihli Protokol başlıklı adi yazılı belge fotokopisinde; " arsaları satmaya yetkili ... ve ...'dan Kooperatif adına kefil olan ve bu kefaletin sonucu Kooperatif tarafından ödenmek üzere ... tarafından düzenlenen satıcılarla .... arasındaki geçici protokoldeki ödemeler Kooperatif tarafından yapılacaktır" dendiği, ... tarafından 23.09.2002 tarihinde davacı ... ve ... aleyhine 04.12.1996 tarihli protokole dayanarak açılan alacak davası sonucunda ... ile ilgili davanın kabulü ile 137.527,42 TL'nın taşınmazın maliki davalı ...'den tahsili ile davacı ...'e ödenmesine karar verildiği, davalı ...'in temyizi üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesince onanarak ve karar düzeltme isteği reddedilerek 15.12.2008 tarihinde kesinleştiği, ...'in kendi aleyhine açılan o davadaki savunmasında " ...'in vekaleten iş yaptığını, taşınmazı Kooperatif adına alacağını, davacı ...'in senet mukabili ödedim dediği meblağın Kooperatif adına Başkan... tarafından ödendiğini" savunduğu anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davacının dava konusu taşınmazda kayıt maliki olmayıp vekaleten işlem yapması nedeniyle ve davacının munzam zararı bulunduğu iddiasını somut olgularla ispatlayamadığı gözetilerek tapu iptal-tescil davasının ve munzam zarar isteğinin reddine karar verilmiş olması doğrudur. Davacının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacının alacak isteğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Her ne kadar, davacı ... vekilinin önceki davadaki beyanı ikrar olarak değerlendirilmiş ve alacak isteği bu gerekçe ile reddedilmişse de; davacının ve vekilinin imzasını taşıyan protokoller karşısında davacının önceki dosyadaki beyanının ikrar olarak kabulü olanaklı değildir. 04.12.1996 ve 07.12.1996 tarihli her iki protokol birlikte değerlendirildiğinde; ...'in taşınmaz bedelini Kooperatifin kefili sıfatıyla ödediği, bakiye ödemelerin Kooperatif tarafından yapılacağının belirtildiği görülmektedir.
Bu durumda, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/819 E. 2006/226 K. Sayılı dosyasında kesinleşen mahkeme kararı ile ... ödediği bedeli geri aldığına göre davalı Kooperatife yapılan satış nedeniyle satıcı vekili olan davacıya herhangi bir bedel ödenip ödenmediği anlaşılamamaktadır. Kooperatif kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak taşınmaz bedelinin Kooperatif tarafından ödenip ödenmediğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre alacak isteği bakımından bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması isabetsizdir.
Davacı vekilinin, bu hususa yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.12.2012 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 990.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenlerden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy