MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasındaki davadan dolayı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 03.11.2015 gün ve 2014/285 Esas 2015/ 506 Karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 15.2.2016 gün ve 318-1642 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, tapuda isim düzeltme istemine ilişkindir.
Dairenin bozma kararı ile, "kabul kapsamına alınan taşınmazlar bakımından yapılan inceleme ve araştırmanın hükme elverişli olmadığı" belirtilerek "mahkemece taşınmazların ilk tesisinden itibaren tüm kayıt ve belgelerin getirtilmesi, taşınmazların ada ve parsel numaralarının değiştiği de gözetilerek nüfus kayıtlarıyla bağlantısının irdelenmesi" gereğine değinilmiş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, dairece önceki bozma kararında gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verildiği gerekçesi ile hükmün onanmasına karar verilmiş ise de; bozma gereklerinin tam olarak yerine getirildiğini söyleyebilme imkanı bulunmadığından onama ilamındaki aksi yöndeki gerekçenin davacıların karar düzeltme talebi ile yapılan inceleme sonucu yanılgıya dayalı olduğu anlaşılmıştır.
Şöyle ki; dava konusu parsellerin geldisi olan 183, 303, 307, 343 ve 344 parsellerin kadastro tespit tutanaklarının edinme sütununda yer alan kişi ve bilgiler ile ekindeki belgeler yeterince incelenmemiş, bu kişilerin kim olduğu konusunda kapsamlı bir araştırma yapılmamış, nüfus kayıtları ile kadastro tespit tutanağı ve eklerinde adı geçen kişiler arasında bağlantı olup olmadığı yöntemince saptanmamıştır.
Buna göre; mahkemece yapılması gereken iş, 183 ve 303 parsellerin tutanağında adı geçen; ... .... .... ... Köyünde ...tafa (yada ..) ve (muhtemel) ... çocukları . ...i, ..., ... ve...'nin eşleri ile kendilerinin anne-baba ve kardeşlerinin nüfus aile kayıt tabloları,
... ... .... ... Köyünde ... ve (muhtemel) ... çocukları... ve....'ın nüfus kayıtları ve anneleriyle, dayı ve teyzelerini gösterir nüfus aile kayıt tabloları, ... ... .... ... Köyünde Ali ve (muhtemel) ... çocukları .. ..., .. ... ve ....'un annesi ile dayı ve teyzelerini gösterir nüfus aile kayıt tablosu, ... ... .... ... Köyünde ... (yada ...) ile (muhtemel) ... oğlu 1311 doğumlu ...ile kardeşi ....'ın eş ve kendi kardeşlerini gösterir nüfus aile kayıt tabloları, ... ... .... ... Köyünde ... ve (...) ... kızı 1325 doğumlu....'ın anne baba ve babasının kardeşlerini gösterir nüfus aile
kayıt tabloları 343 parselin tutanak ekindeki satış vaadi sözleşmesinde isimleri bulunan;... ... ... ... Köyü 42 hanede kayıtlı... ve ... oğlu 1319 doğumlu ... ile aynı yerde kayıtlı ... ve... kızı 1928 doğumlu...r'in nüfus aile kayıt tabloları ile...r'in annes...'nin kardeşlerini gösterir nüfus aile kayıt tablosu, ... ... ... .... Köyü 41 hanede kayıtlı ... ve ... oğlu 1929 doğumlu... (yada ...)'nün anne ve babasının nüfus kayıtları, ... ... .... Köyü Cilt:6 Sayfa: 151'de kayıtlı .. ve ... oğlu 1322 doğumlu....'ın anne ve babasının nüfus kayıtları, ... ... .... Köyü Cilt:6 Sayfa:48, Hane:41'de kayıtlı ... ve ... kızı 1320 doğumlu....'nün anne ve babasının nüfus kayıtları, ... ... .... Köyü Hane:48'de kayıtlı ... ve ... oğlu 1929 doğumlu... (yada ...)'nin anne ve babasının nüfus kayıtlarının ilgili nüfus müdürlüklerinden getirtilmesi, yine ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/1418 E. 2009/1357 K. ve ... 3.Sulh Hukuk Mahkemesinin 1989/551 E. 1989/634 K. sayılı dosya asıllarının getirtilerek buradaki nüfus kayıtlarından bağlantının araştırılması, gerektiği takdirde yeniden keşif yapılarak tanık ve mahalli bilirkişilerin yeniden dinlenmesi ve satış vaadi sözleşmesiyle payını devredenler ile alıcıların kimlik bilgilerinin ve taşınmazların zilyetlerinin karşılaştırılması, taşınmazların kadastro tespit tutanağında ismi geçen tespit malikleri ile edinme sütunundaki kişilerin yaşları elverdiğince tanık ve mahalli bilirkişilere sorulması 344 parselin edinme sebebinin 343 parsel ile aynı olduğunun nazara alınması ve böylece bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Anılan bu husus davacılar vekilinin karar düzeltme talebi üzerine yeniden yapılan inceleme sırasında saptanmakla, karar düzeltme isteğinin (6100 Sayılı HMK’nun geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 Sayılı HUMK’nun 440. maddesi uyarınca bu gerekçeyle KABULÜNE,
Dairenin 15.02.2016 tarih ve 2016/318 Esas, 2016/1642 Karar sayılı onama kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davacıların temyiz itirazının kabulü ile yerel mahkemenin 03.11.2015 tarih ve 2014/285 Esas, 2015/506 Karar sayılı hükmünün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 03.11.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy