MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar dahili davalı ... vekili tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 18.10.2016 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı ... ve vekili Avukat ... geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı ... vekili Avukat, davalı ... vekili Avukat gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, kayden paydaşı olduğu ... ada ... parsel sayılı taşınmazında davalı ...'in babasından haricen satın aldığı ... nolu daireyi diğer davalı ...'in haksız kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş, taşınmazın yargılama sırasında el değiştirmesi üzerine 6100 sayılı HMK'nın 125.maddesi gereğince davasını yeni malik Sibel'e yöneltmiştir.
Davalı ..., davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen 22.10.200... tarihli karar Dairece; “...Somut olayda, dâhili davalı ...’e çıkarılan tebligatlardaki adresin resmi satış akdinde satıcı olan eski malik Mehmet’e ait adres olduğu, akit tablosunda alıcı olan dâhili davalının adresi açık bir şekilde yazılı olduğu halde, yanlış adreste yapılan tebligatların usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. O halde dâhili davalının savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamanın yapılması ve yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu arsa nitelikli ... parsel sayılı taşınmazda davacının 7/100 paydaş olduğu, davalı ...'in 4/200 payını yargılama sırasında 31.12.2007 tarihinde dahili davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, taşınmazda 12 daireli bina olduğu, kat mülkiyeti ya da kat irtifakının kurulmadığı, arsa niteliğindeki taşınmazda davacının payına karşılık tasarruf ettiği ya da edebileceği bir yer olmadığı gözetilmek suretiyle elatmasının önlenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dahili davalı ...'in bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir, Reddine.
Dahili davalı ...'in diğer temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece, davalılardan...bakımından davanın kabulüne ilişkin verilen 22.10.200... tarihli karar, Dairece 08.04.2010 tarihli karar ile onanmış, dahili davalı ...'in, gerek dava dilekçesi gerekse gerekçeli kararın kendisine usulüne uygun tebliğ edilmediğini ileri sürerek yapığı temyiz itirazı üzerine Dairece 25.11.2012 tarihli kararı ile; “...dahili davalının savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamanın yapılması ve yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalılardan...bakımından verilen karar kesinleştiğinden bu davalılar bakımından yeniden karar verilmesine yer olmadığına, dahili davalı ... bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere,dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği,hak sahibi veya malik olmanında doğal bir sonucudur. Usul Hukukumuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 1086 sayılı HUMK.nun l86.maddesinde dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. Söz konusu madde hükmüne göre iki taraftan biri dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde diğer taraf seçim hakkını kullanmakta dilerse temlik eden ile olan davasını takipten vazgeçerek davayı devralan kişiye yöneltmekte, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebilmektedir. Nevarki; 01.11.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 125. maddesi hükmü; “(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.
Davanın açılmasından sonra, dava konusu davacı tarafından devredilecek olursa devralmış olan kişi, görülmekte olan davada davacı yerine geçer ve dava kaldığı yerden itibaren devam eder” şeklinde düzenlemeler getirmiştir.
Somut olayda, aleyhine dava açılanlardan Mehmet taşınmazdaki payını dahili davalı ...'e temlik etmekle artık eski kayıt maliki davalı ...'in elatması sona ermiştir.
Hâl böyle olunca, davalılar...aleyhine açılan elatmanın önlenmesi davasının konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de 6100 sayılı HMK. nun 125/1-a maddesindeki düzenleme uyarınca davalılar Alp ve Mehmet'in, taşınmazdaki payı devralan dahili davalı ... ile birlikte yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Dahili davalı ... vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile yerel mahkeme kararının (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.12.2015 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden dahili davalı ... vekili için 1.350.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy