MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, 1983 yılında kadastronun kesinleştiği, sonradan yapılan yenileme kadastrosu ile sınırların değiştirilemeyeceği yenileme kadastrosuna dayalı ancak tapu iptal ve tescil davası açılabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının 44 sayılı parselde davalının komşu 16 sayılı parselde paydaş oldukları fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ve krokiye göre de "A" ile gösterilen bölümün davacının çapı kapsamında kaldığı açıktır.
Bilindiği üzere elatma bir haksız eylem olup elatmanın önlenmesi davaları da haksız eylemi gerçekleştiren kişi ve kişiler aleyhine açıldığı gibi çap iptal edilinceye kadar geçerlidir.
Hâl böyle olunca yerinde yeniden keşif yapılarak fen bilirkişi krokisinde ''A'' ile gösterilen ve davacının çapı kapsamında kalan bölümün davalı tarafından kullanıp kullanılmadığının açıklığa kavuşturulması davalı tarafından kullanıldığı belirlenir ise çapın iptale kadar geçerli olduğu kuralı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy