....
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın usulden reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakim.... raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkin olup; 17.8.2013 tarih ve 28738 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan yeni Tapu Sicili Tüzüğü'nün yürürlüğü zamanında 03.03.2014 tarihinde açılmıştır.
Davacı vekili, müvekkilinin babası muris ... paydaş olduğu ... 803 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına murisin isminin ..., 823 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına ise ...olarak yanlış yazıldığını belirterek, tapu kayıtlarında 803 parselde ... olan yanlış yazılmış ismin Halil olarak, 823 parselde ... olan yanlış yazılmış soyadının ... olarak düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, Bakanlar Kurulunun 22/07/2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı kararı ile kabul edilen, 17/08/2013 tarihli ve 28738 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesi gereğince, tapu kayıtlarındaki düzeltmeler için öncelikle ilgili tapu müdürlüğüne başvuru yapılmasının zorunlu olduğu, ancak davacı tarafından yasal prosedür izlenmeden doğrudan dava açıldığı anlaşıldığından, davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Ancak; davacı tarafından 803 parsel sayılı taşınmaz bakımından Bakanlar Kurulunun 22/07/2013 tarihli ve 2013/5150 sayılı kararı ile kabul edilen, 17/08/2013 tarihli ve 28738 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yeni Tapu Sicili Tüzüğünün 75. maddesi gereğince mahkemeye başvurmadan önce Tapu Müdürlüğü'ne ve diğer idari birimlere başvurduğu böylelikle idari yolların tüketildiği, 823 parsel sayılı tapu kaydının ise mahkeme kararına dayanarak oluştuğuna ve idari birimlere başvuru gerekmediği anlaşıldığına göre mahkemece her iki taşınmaz hakkında esas yönünden inceleme yapılarak olumlu veya olumsuz yönde bir karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
./..
Davacı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.09.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.