MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM
Taraflar arasında görülen tespit davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hâkimi ...'in raporu okundu, açıklamaları, dinlenildi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında malik gözüken kişi ile mirasbırakanın aynı kişi olduğunun tespiti isteğine ilişkindir.
Davacılar,... parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki " ..."un .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/27 Esas 2012/694 karar sayılı mirasçılık belgesindeki ..." olduğunun ve bu mirasçılık belgesinde belirtilen mirasçılar üzerine intikâl yapılmasının doğru olduğunun tespitini istemişlerdir.
Davalı vekili, davacıların birden fazla veraset belgesini delil olarak sunduklarını, bu veraset belgelerinin birbirini doğrulamadığını, veraset belgesindeki... ile tapulama tutanaklarındaki...r'un arasında isim farklılığı olduğunu tespit davası ile hukuki uyuşmazlıkların görülemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairece "... talep konusu taşınmaza kadastro tespiti sırasında revizyon gören (uygulanan) tapu kayıtlarının ilk oluşumundan itibaren tüm gitti kayıtlarıyla birlikte getirtilmediği, davacıların sundukları mirasçılık belgesiyle revizyon tapu kayıtlarında malik isimleri arasında bağlantının olup olmadığının araştırılmadığı, tapu maliki ... adına kayıt bulunup bulunmadığının nüfus müdürlüğünden sorulmadığı, talep konusu taşınmazı öncesinde ve hali hazırda kimin tasarruf ettiğinin belirlenmediği ve bu konuda tanıkların bilgisine başvurulmadığı, kadastro tespit tarihi dikkate alındığında dinlenen tanıkların yaşlarının küçük ve beyanlarının yetersiz olduğu... araştırmalar sonucu hâlâ kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılıp elverdiğinde yaşlı tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir..." gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmuş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlanarak iddianın sabit olduğu gerekçesi ile tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğuna yönelik olarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalı vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 297-2. maddesinde 'Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.' hükmüne yer verilmiştir.
Ne var ki; mahkemece yukarıda vurgulanan yasal düzenleme gözardı edilerek davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen veraset ilamı ve davacı ile taşınmaz maliki arasında irtibat kurulmamıştır. Bu husus doğru değil ise de yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 1. bendindeki "... ili, ... İlçesi, ... Köyü, ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının malik hanesinde yazılı bulunan ...ile' ibaresinden sonra gelmek üzere ''Davacının mirasbırakanı'' ibaresinin eklenmesine davalının bu yönlere ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 10.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy