.....
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakan dedesi ..... kayden maliki olduğu 667 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında adının ve soyadının ".... ..... ... ..." şeklinde yanlış yazıldığını ileri sürerek, tapu kaydında düzeltim isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece "... davacının dedesi ......ait bir nüfus kaydı bulunmadığı gibi, 1925 yalında oğlu ..... nüfusa kaydedilirken baba adı hususunda "ölü ...... oğlu" şerhi düşüldüğüne göre, davacının murisinin Soyadı Kanunu'ndan da önce öldüğü açıktır.... ..... Kanunu'nun yürürlüğe girmesinden önce ölen kişiler soyadı alamayacaklarından, bunlar yönünden asıl olan nüfus kayıtlarına göre tapu kayıtlarının düzeltilmesi mümkün değil ise de, bu kişilerin tapuda mirasçılarının adlarına intikal yaptırabilmesi açısından tapu kaydında adı geçenlerle aynı kişi olduğunun tespitinin istenilmesinde hukuki yarar bulunduğu kabul edilmelidir. Hal böyle olunca, mevcut duruma göre tapu maliki olarak görünen "......"nin artık nüfus siciline tescili mümkün olmadığından ve dolayısıyla tapu kaydındaki kimlik bilgileri de nüfus kayıtlarına göre düzeltilemeyeceğinden, Soyadı Kanunu'ndan önce öldüğü de gözetilerek tespit kararı verilmesi gereken..." gerekçesiyle bozulmuş mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu,düşüncesi alındı.Dosya incelendi,gereği görüşülüp düşünüldü: -KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalı ... Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına
, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy