MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ELATMANIN ÖNLENMESİ-YIKIM
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı; tapu kayıtlarına göre 19 K2 A pafta 1856 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan tek katlı binanın imar uygulaması sonucu yola isabet etmesi nedeniyle kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davada binanın enkaz bedelinin tespitine karar verildiğini ve sözkonusu kararın derecattan geçerek kesinleştiğini, enkaz bedeli ödenmesine rağmen davalının binayı kullanımını sürdürdüğünü, tesciline yasal olanak bulunmayan muhtesat yönünden idarenin tahliye hakkının kendiliğinden doğduğunu ileri sürerek ecrimisile ilişkin hakları saklı kalmak üzere davalının taşınmaza el atmasının önlenmesi ile binanın yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı; evinin bir kısmına yol isabet ettiğini, bina enkaz bedelinin tespit edilip kendisine ödenmesine rağmen başkaca ikamet edebileceği taşınmazı bulunmadığından taşınmazın yola isabet eden kısmı dışında kalan yere prefabrik konut yaptırmak istediğini ancak tespit edilen enkaz bedelinin yeni bir konut edinmesine yeterli olmadığını, imar uygulaması sonucu mağdur olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davaya konu 1856 parsel sayılı taşınmaz kamulaştırıldığı halde davalının taşınmazı kullanmaya devam ettiği, kamulaştırma işlemiyle mülkiyet hakkının sona erdiği ve davalının işgalci durumunda olduğu, kamulaştırma işleminin iptaline ilişkin bir dava da olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı yanca temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre;1856 parsel sayılı,600 m2,kargir tek katlı 2 daireden ibaret bina ve kümes niteliğindeki taşınmazın tamamının davacı tarafından satış yoluyla 27/05/1999 tarihinde edinildiği, güncel tapu kaydına göre 1856 parsel sayılı taşınmazın, 15046 ada/13 parsel numarası ile tamamının 3402 Sayılı Yasanın 22/A maddesi gereğince yenilemenin tescili işlemiyle 30/12/2014 tarihinde davacı ... adına tescil edildiği, taşınmaz üzerinde bulunan binanın halen davalının kullanımında olduğunun iddia edildiği, binanın bir kısmının imar yoluna isabet etmesi üzerine bina enkazının 10/05/2012 tarihli encümen kararıyla kamulaştırılmasına karar verildiğinden bahisle davalı belediyenin açmış olduğu ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/352 Esas 2012/484 Karar sayılı enkaz bedelinin tespitine ilişkin dosyada bina enkaz bedelinin 22.470,00-Tl olarak tespitine karar verildiği ve derecattan geçerek 21/10/2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece kamulaştırma bedelinin tespitine karar verilen binanın yerinin, arz üzerinde kapladığı alanın, binanın davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının, 1856 parselin yenileme sonucu hükümden sonra 15046 ada 13 parsel numarası ile davacı adına tescil edildiği de gözetilerek sözkonusu binanın 15046 ada 13 parsel sayılı taşınmaz kapsamında kalıp kalmadığının tespit edilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlarda inceleme yapılmaksızın kaydı kapatılan 1856 parsel sayılı taşınmaz üzerinden infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.