....
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kök mirasbırakanı ...’nun maliki olduğu 401 ada 53 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydında mirasbırakanın adının “ .... olarak yazıldığını, soyadının yazılmadığını ileri sürerek, anılan kaydın nüfus kayıtlarına uygun şekilde “..... oğlu ...” olarak düzeltilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “... Şöyle ki, kaydı düzeltilmek istenen çekişme konusu 401 ada 53 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak tapu kayıtları ilk tesisinden itibaren tedavüllerini içerir şekilde getirtilmemiş, yeterli zabıta araştırması yapılmamış, mahallinde yapılan keşif de soyut kalmıştır. Öte yandan, 1974 yılında düzenlenen kadastro tutanağında edinme sebebi olarak tapu kayıt malikinin 60 yıldır taşınmazın zilyedi ve halen maliki olduğunun belirtildiği, ölü kişi olduğuna dair bir tespit yapılmadığı, davacı murisinin ise 1935 yılında öldüğü, dolayısıyla kadastro tutanağındaki anlatım ile davacı iddiasının da örtüşmediği görülmektedir. Hâl böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgular çerçevesinde araştırma ve incelemenin yapılması, davacı iddiası bakımından ve ilgisi yönünden çekişme konusu 401 ada 53 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine dayanak tapu kayıtlarının ilk tesisinden itibaren tedavüllerini içerir şekilde merciinden istenmesi, taşınmazın kadastro tutanağındaki anlatım da gözetilerek yerinde yeniden keşif yapılarak mahalli bilirkişi de dinlenmek suretiyle dava konusu taşınmazın malikinin kim olduğunun kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince süresinde temyiz edilmiş olunmakla Tetkik Hâkimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
./..
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 14/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy