MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
Davacı, davalılardan ... ile ½’şer oranda paydaş oldukları dava konusu 1392 ada 22 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 no’lu bağımsız bölümle ilgili olarak davalı ...’in 1996 yılında kendisine ve davalı ...’e karşı açtığı tapu iptali ve tescil davası sonunda ... 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/8 Esas 2011/438 Karar sayılı dosyası üzerinden 02.12.2011 tarihinde verilen hükmün 4. bendinde, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 2/8 payının ..., 3/8 payının kendisi, 3/8 payının ... adlarına tesciline karar verilip kararın derecattan geçerek 02.07.2015 tarihinde kesinleştiğini, ancak anılan kararın kesinleşmesinden önce, dava konusu taşınmaz henüz 1/2’şer paylarla davalı ... ile kendisi adına kayıtlı iken davalı ... adına kayıtlı ½ payı 12.09.2012 tarihinde tapuda satış yoluyla edindiğini, daha sonra kesinleşen mahkeme kararına istinaden dava konusu taşınmazda 2/8 payı davalı ...’in 02.09.2015 tarihinde, davalı ...’in de 3/8 payı 01.10.2015 tarihinde adlarına tescil ettirdiklerini, tapu müdürlüğünün infazın nasıl yapılması gerektiğini mahkemeden sorması gerekirken hatalı tescil yaptığını, davalı ...’in sadece 1/8 payı adına tescil ettirip 1/8 payı için davalı ...’den tazminat istemesi gerekirken mahkeme ilamında yazılı 2/8 payın tamamını kendisinden aldığını, davalı ...’in de taşınmazdaki bütün payını kendisine satış yoluyla devrettiği halde daha sonra kesinleşen mahkeme kararına istinaden haksız şekilde adına 3/8 pay tescil ettirdiğini ileri sürerek dava konusu 1392 ada 22 parsel sayılı taşınmazda bulunan 1 no’lu bağımsız bölümün davalı ... adına kayıtlı 3/8 pay ile davalı ... adına kayıtlı 1/8 payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı ..., hükmen tescile esas dosyanın 02.01.2011 tarihinde karara çıktığını, davacı ile arasındaki satış işleminin ise bu karardan sonra 12.09.2012 tarihinde yapıldığını, davacının, söz konusu kararı bilerek satış işlemini yaptığını ve satış bedelinin bu nedenle düşük belirlendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., kesinleşen mahkeme kararına uygun olarak dava konusu taşınmazın 2/8 payını adına tescil ettirdiğini, hatalı tescil yapılmadığını, mahkeme kararıyla kendisine 2/8 pay verildiğini davacı ile davalı ...’in bildikleri halde hükmün infazından önce mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak aralarında 12.09.2012 tarihli satış işlemini yaptıklarını, kötüniyetli hareket ettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, kesinleşen mahkeme kararına uygun şekilde tapuda adına 2/8 pay tescil ettiren davalı ... yönünden davanın reddine, mahkeme kararının kesinleşmesinden önce adına kayıtlı payı davacıya satış yoluyla devreden davalı ... yönünden ise davanın kabulüne karar verilmiş; kararın davacı tarafından istinafı üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, davacının istinaf başvurusunun davalı ... yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yararına hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilerek davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18,50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.