MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vekili, Kahramanmaraş ilinde 2510 sayılı İskan Kanununa göre 24/08/1995 tarihinde Türkoğlu Mahalli İskan Komisyonunca hak sahibi yapılan Tekeli Yörük göçebe aileler bulunduğunu, anılan kanuna göre devlet memurları, kadrolu ve mevsimlik işçiler, Bağkur’a kayıtlı olanlar, tüm emekliler, esnaf, sanatkar ve tüccarlar veya göçer hayvancılık dışında herhangi bir işle uğraşanların hak sahibi olamayacaklarının düzenlendiğini, SGK’da kaydı bulunan davalıların, 13/12/2011 tarih 2011/11 sayılı Mahalli İskan Komisyonu kararı ile hak sahipliğinin ve daha önce alınmış komisyon kararlarının iptaline karar verildiğini, İskan Kanunu Uygulama Yönetmeliğinin 18. maddesine göre, hak sahipliği iptal edilenlere verilen taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilinin istenebileceğinin düzenlendiğini ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 4106 ada 16 parsel sayılı taşınmazda bulunan 4 no’lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalılar vekili, Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 2012/427 esas sayılı dosyasında, tahsis kararının iptaline ilişkin idari işlemin iptalinin istenildiğini, dosyanın halen derdest olup bekletici mesele yapılması gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazın tahsis işleminin yapılması sırasında açık hataya düşülmesi durumunda kararın her zaman idarece geri alınmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairece; “...Davacı idare, davalıların mahalli iskan komisyonu karar tarihinden önce sigortalı çalıştıklarının tespiti nedeniyle hak sahipliği koşullarını taşımadıklarını ve bu nedenle hak sahipliğinin iptal edildiğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.Ne var ki; 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı Kanun ile 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen Geçici 7. maddenin 3. fıkrasında "Mülga 2510 sayılı Kanuna göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu Kanuna göre devam eder" hükmüne yer verilmek suretiyle yürürlükten kalkan 2510 sayılı kanun döneminde hak sahibi olanların hak sahipliklerinin herhangi bir koşul aranmaksızın devam edeceği vurgulanmıştır.Hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir...” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda Gaziantep 1. İdare Mahkemesinin 2012/427 esas sayılı dosyası ile tahsis kararının iptaline ilişkin idari işlemin iptaline karar verildiğinden, iptal işleminin dayanaksız kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle 12.07.2013 tarihinde kabul edilen 6495 sayılı kanun ile 5543 sayılı İskan Kanununa eklenen geçici 7/3 . fıkrasında Mülga 2510 sayılı yasaya göre hak sahibi olanların hak sahiplikleri herhangi bir koşul aranmaksızın bu kanuna göre devam eder hükmüne yer verilmek suretiyle yürürlükten kalkan 2510 sayılı Kanun döneminde hak sahibi olanların hak sahipliklerinin herhangi bir koşul aranmadan devam edeceği vurgulanmış olup, davanın reddedilmesi bu gerekçeyle ve sonucu itibariyle doğrudur. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 24.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.