MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ... Vakfından icareli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kayden paydaşları bulunan ... oğlu ... ile ... kızı ...’nın gaip olmaları nedeniyle ... Defterdarının kayyım tayin edildiğini, anılan taşınmazın 5737 sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca vakfına rücu etmesi gerekirken,Sulh Hukuk Mahkemesince satış için verilen yetki ve izin doğrultusunda davalı kayyım tarafından açık artırma suretiyle üçüncü kişilere satıldığını ileri sürerek, taşınmazın vakfına döndüğünün tespiti ile satış bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı,taşınmazın tapu kaydında vakıf şerhi bulunmasının tek başına mahlulen vakfına intikal edeceği şeklinde yorumlanamayacağını,vakıf senedinin ve mahluliyet belgesinin mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davalıdan harç alınmasına yer olmadığına, 27/11/2019
tarihinde oybirliğiyle karar verildi.