MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çifte tapu nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı Hazine, davalı adına kayıtlı 1750 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı 1604 parsel sayılı taşınmaz ile kısmen çakıştığını, aynı zamanda köy yolunun da davalı parseli içerisinde kaldığını ileri sürerek her iki parselin çakışan kısmının davalı parselinden iptali ile Hazine adına tesciline, köy yolunun da davalı parselinden iptal edilerek yol olarak sınırlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, maliki bulunduğu 1604 parsel sayılı taşınmazın Hazinenin de taraf olduğu dava sonucunda bayii adına hükmen tescil edildiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı parselinin Hazineye ait parsel ile kısmen çakıştığı, yol olan kısmın ise Hazine parselinde kaldığı gerekçesiyle çakışan kısım yönünden davanın kabulüne, yol olan kısım yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalı adına 23.06.2006 tarihinde satın alma suretiyle kayıtlı bulunan 1750 nolu parselin öncesinin tespit harici yer olduğu, davacının bayii ...tarafından 13.02.1989 tarihinde açılan zilyetliğe dayalı tescil davası sonucunda davacının bayii adına tesciline karar verilip derecattan geçerek 16.09.1997 tarihinde kesinleştiği, anılan davada Hazine′nin de davalı olarak yer aldığı; Hazine adına kayıtlı 1604 nolu parselin ise tescil harici alandan ihdasen tescil suretiyle 14.09.1993 tarihinde Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, keşifte yapılan uygulama ile 1750 nolu parselin 4916,59 m2.lik kısmının 1604 nolu parsel ile çakıştığı, köy yolunun ise 1604 nolu parsel içerisinde kaldığı belirlenmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, 1750 nolu parselin dayanağını teşkil eden hükmen tescil davasında Hazine de davalı olarak yer aldığına göre, tescil kararının Hazine yönünden bağlayıcı olduğunda kuşku yoktur. Başka bir ifade ile, Hazine′ye ait 1604 nolu parselin davalıya ait 1750 nolu parsel ile çakışan kısmı yönünden oluşan sicil kaydının hukuken geçerli bir nedene dayandığı söylenemez. Öte yandan, köy yolu olduğu ileri sürülen kısım da Hazine parseli içerisinde kaldığından, Hazine′nin bu kısma yönelik talebinin de dinlenebilme olanağı bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Hal böyle olunca, davacı Hazine′nin yerinde olmayan temyiz itirazının reddine; davalının temyiz itirazının açıklanan nedenden ötürü kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 09/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.