MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ... ve ... tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı, mirasbırakanı babası ...’nin muvazaalı olarak diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacı ile maliki olduğu 30 parsel sayılı taşınmazdaki 8 numaralı bağımsız bölümü davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, satışın gerçek olduğunu, mirasbırakana baktığını, temlikin mal kaçırma amaçlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa iddiasının sabit olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece; “Mirasbırakanın davalıya çıplak mülkiyet satışı şeklindeki işleminin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunun ve dolayısı ile davanın kabulünün doğru olduğu, .... çekişme konusu 8 numaralı bağımsız bölümün davalı adına tesciline dayanak tüm belgeler getirtilmek ve gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle anılan bağımsız bölümün tamamının mirasbırakan tarafından davalıya temlik edilip edilmediğinin, davalının bu bağımsız bölümde mirasbırakan dışındaki kişiden iktisabı olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karara verilmiş, karar davalı ... ile dava dışı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz eden ...’un davada taraf sıfatı bulunmadığından temyiz talebinin reddine. ...'in temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece bozma ilamına uyulmuş; ancak bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Şöyleki; hükümde hangi veraset ilamına atıf yapıldığının belirtilmediği, dosyada 3 ayrı mirasçılık belgesi bulunduğu, dava dışı ...’un mirasçı göründüğü veraset belgesinin hasımlı olmadığı anlaşıldığından, öncelikle hasımlı mirasçılık belgesi alınmak sureti ile murisin mirasçılarının kimler olduğu belirlenerek bu davacının mirasçılık belgesindeki pay oranında iptal ve tescil hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi; bozma ilamında taşınmazın ne suretle intikal ettiği hususunda bilirkişi incelemesi yapılması gereğine
değinildiği halde bilirkişi incelemesine rağmen bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı görülmüştür. Bu nedenle alanında uzman bilirkişiden yeniden rapor alınarak davaya konu 8 numaralı bağımsız bölümün davalı ...’e kimden intikal ettiği, ...’dan mı, muris ...’den mi yoksa her ikisinden mi intikal ettiğinin açıklığa kavuşturulması için hükmün bozulması gerekmiştir.
Kabule göre de karar ilam harcının, Harçlar Kanunu’nun 16. maddesi gereğince dava değeri (davacının payı) esas alınmak sureti ile hesaplanması gerekirken dava dilekçesindeki miktarın esas alınması, ayrıca, tamamlama harcının da karar ve ilam harcından mahsup edilmemesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazlarının açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.