MAHKEMESİ: ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları ...’a ait ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazların ( kök ... ada ... sayılı parselin ifrazından oluşan ) 1990 yılında yapılan kadastro çalışması ile davalı kardeşleri adına tespit ve tescil edildiğini, babaları ...’in de hakkı olmasına rağmen davalıların hileli beyanları üzerine tespitin hatalı ve muvazaalı yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalılar, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, mirasbırakanın kadastro tespitinden önce öldüğü, kadastro çalışmasının 30/03/1992 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise on yıllık süreden sonra 12/11/2015 tarihinde açıldığı gerekçesiyle, 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu da 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddedilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, temyiz karar harcı peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 01/12/2021 tarihinde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.