MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/433 E., 2024/352 K.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil ile tapusuz taşınmazın tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda ... ili, ... ilçesi, ... beldesi çalışma alanında bulunan 3 12... , 8; 3 13... ve 2 parsel sayılı taşınmazlar, tapu kaydına istinaden arsa vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Davacı ...; tapu kaydına dayanarak çekişmeli 3 12... , 8; 3 13... ve 2 parsellerin bir bölümü ile bu parseller arasında kalan yol hakkında tapu kaydının iptaline yol ile birlikte adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Hazine, taşınmazlara revizyon gören tapu kaydına tutunmuş; dahili davalılar davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tescil harici taşınmaz bölümü yönünden taraf teşkilinin sağlanması, çekişmeli taşınmazlara yönelik tapu iptali ve tescil davası yönünden ise tarafların dayandıkları tapu kayıtlarının yöntemince uygulanması suretiyle karar verilmesi gereğine değinen bozma kararlarına uyularak yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazlara çifte tapunun uygulandığı, bu nedenle eski tarihli tapuya itibar edilmesi gerektiği, eski tarihli Hazine tapusunun taşınmazlara aidiyetinin ispatlandığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Dosya içeriğinden; dava konusu 3 12... parsel sayılı taşınmazın Ocak 1984 tarih, 6 sıra numaralı tapu kaydı; 3 12... parselin Ocak 1984 tarih, 7 sıra numaralı tapu kaydı; 3 13... parselin Mayıs 1983 tarih, 13 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavülleri; 3 13... parselin ise Mayıs 1983 tarih, 11 sıra numaralı tapu kaydı ve tedavülleri uyarınca Hazine adına tespit edildiği; davacının ise Şubat 2003 tarih ve 71 sıra numaralı tapu kaydına dayandığı, bu kaydın geldisi olan Ekim 2002 tarih, 1 sıra numaralı tapu kaydının ise önceki maliki ... Belediyesi adına tescil ilamıyla oluştuğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca tapu kayıtları ile diğer belgelerin kapsadığı yerin tayini sırasında kayıt ve belgelerin harita, plan ve krokiye dayandığı hallerde harita, plan ve krokinin yerlerine uygulanması mümkün ise harita, plan ve krokideki sınırlara itibar olunacağı, harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgeler yönünden ise kayıtta belirtilen sınırlar mahalline uygulanabiliyor ise bu sınırlar esas alınmak suretiyle kayda kapsam tayin edileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, kayıt kapsamı belirlenirken tapunun tesisinden itibaren tüm tedavüllerinden istifade edileceği, aynı yere uyan çifte tapu kaydının bulunması halinde önceki tarihli sahih kayda itibar edileceği de kuşkusuzdur.
Somut olaya gelince; yazılı şekilde davalı Hazinenin dayandığı ve taşınmazlara revizyon gören tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsadığı ve eski tarihli Hazine tapusuna itibar edilmesi gerektiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama ile hükme esas alınan teknik bilirkişi raporu karar vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Şöyle ki; davacının dayandığı 27.02.2003 tarih ve 71 sıra numaralı tapu kaydının geldisi olan 02.10.20 02... sıra numaralı tapu kaydının, önceki maliki Çamlıca Belediyesi adına tescil ilamıyla oluştuğu ve söz konusu tescil ilamında davalı Hazine de taraf olduğuna göre, bu ilamın davalı Hazine yönünden kesin hüküm teşkil ettiği ve bu ilama istinaden oluşan tapu kaydının Hazineyi bağlayacağı bu nedenle eski tarihli Hazine tapusuna itibar edilmesinin mümkün olmadığı kuşkusuzdur.
Ne var ki Mahkemece aksi istikamette gerekçe ile Hazine tapusuna eski tarihli olduğu gerekçesiyle itibar edilmiş, öte yandan davacı dayanağı tapu kaydı tescil ilamıyla oluştuğu halde haritasından yöntemince istifade edilerek taşınmazlara aidiyeti belirlenmemiştir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları ve 3 kişilik uzman harita mühendisi bilirkişi aracılığıyla ile yeniden keşif yapılmalı, keşif sırasında davacının dayanağı tapu kaydına esas alınan tescil ilamı ve haritası teknik bilirkişi aracılığı ile zemine uygulanarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20/A maddesi uyarınca kapsamı haritasına göre belirlenmeli; teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının kapsamını belirtir ve keşfi takibe imkan verir krokili ve ayrıntılı rapor düzenlettirilmeli, taşınmazların davacının dayanağı tapu kaydının kapsamında kaldıklarının anlaşılması halinde bu tapu kaydının oluşumuna esas tescil ilamında davalı Hazinenin taraf olduğu ve bu ilama istinaden oluşan tapu kaydının Hazineyi bağlayacağı göz önünde bulundurularak sonucuna göre karar verilmelidir.
Mahkemece değinilen husus gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-2. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.