MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/760 E., 2023/2224 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/233 E., 2021/635 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan .... ada 4 parsel sayılı 114,50 m² miktarlı ....Vakfından icareli iki kargir kulübe nitelikli taşınmazın tamamının ... oğlu .... adına kayıtlı iken adı geçenin 14.06.1918 tarihinde evli ve alt soyu mevcut olarak vefat ettiği ve mirasçılarından ... ... payının Hazine'ye kaldığının Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/111 Esas, 2015/309 Karar sayılı veraset ilamından anlaşıldığını, taşınmazın 1/8 payının veraset ilamı gereğince Hazine adına tescil edildiğini, vakıf kökenli taşınmazların malikinin gaip ve mirasçısız ölmesi halinde son mirasçısı olarak Hazineye geçmeyeceğini, vakfına rücu etmesi gerektiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın Hazine adına olan 1/8 payının iptali ile... Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın....Vakfından icareli olup gayri sahih vakıflardan olduğunu, taşınmazın vakfına dönemeyeceğini, sahih olmayan tahsisat kabilinden vakıf mallarının kuru mülkiyetinin Devlete ait olduğunu, taviz bedeli ödenmesi söz konusu olmadığı için mülkiyetin mahlulen vakfına dönmeyeceğini ve bu yerler üzerinde Vakıflar İdaresinin ayni bir hakkının da mevcut olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 2888 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 24.09.1983'ten önce taşınmazın Hazineye intikali ve tescili bulunmadığı, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereğince taşınmazın vakfı adına tescili gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iddiası kanıtlandığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak davanın kabulüne karar verildiğine göre yargılama giderinden davalı Hazinenin sorumlu tutulması, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı Hazine’nin yasal hasım kabul edilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; vakfın vakfiyesinin getirilerek vakfın niteliğinin araştırılması ve vakıf uzmanı bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporlarının eksik ve yetersiz olduğunu, yasal hasım olduğundan nispi vekalet ücreti takdirinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçeli
Dava, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 17. maddesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 1306 ada 4 parsel sayılı 114,50 m² miktarlı ....Vakfından icareli taşınmazın 26.07.1949 tarihli kadastro işlemi ile..... oğlu .... adına kayıtlı iken 03.03.2016 tarihinde Şile Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/111 Esas, 2015/309 Karar sayılı veraset ilamı ile .... oğlu ....’in 14.06.1918 tarihinde ölümü ile geride mirasçıları...,...,...,...,...,..., ve murisin oğlu ....’in kendisinden sonra ölen eşi .....’ın payının 1., 2. ve 3. zümre mirasçılara ulaşılamadığından mirasının Hazine’ye intikal ettiği, 29.08.2016 tarihinde elbirliği mülkiyetinin sona erdirilmesi ile 1/8 payın Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle,
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine,07.05.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.