MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/450 E., 2024/393 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/129 E., 2022/334 K.
Dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların kardeş olduğunu, davacının 1990 yılında babası ... ile kuyumcu olarak iş hayatına başlayıp devamında çeşitli şirketler kurduğunu, davacının ortağı olduğu şirketler adına dava dışı bankadan yüksek miktarlarda kredi kullandığını, davacının şahsi kefaletinden ötürü karşı karşıya kaldığı riskleri ve cebri icra tehdidini bertaraf etmek amacı ile ileride iade edilmesi şartı ile 3 76... parseldeki 1/3 payını 28.08.2012 tarihinde, 1 03... , 12, 1 07... , 1 14... parsel, 1 04... , 1 04... parsel sayılı taşınmazları 29.08.2012 tarihinde davalıya bedelsiz temlik ettiğini, taraflar arasında bu konuya ilişkin mesaj kayıtları bulunduğunu ileri sürerek davaya konu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; ... Kuyumculuk Ltd. Şti.'nin davacı, davalı ve babaları ... tarafından yönetildiğini, şirketin ticari faaliyetine 2012 yılında son verdiğini, bu şirketin hiçbir bankadan kredi çekmediğini, davacının dava dilekçesinde bildirilen diğer şirketler ile davalının bir ilgisinin bulunmadığını, davacının ticari hayatında aşırı borçlanıp kendi şirketlerini iyi yönetemediğini, ekonomik olarak sıkıntıya düştüğünü, davalının davacı kardeşine sürekli borç para vermeye başladığını, davalı tarafından verilen borçların davacı tarafından ödenmediğini, taşınmazların sonradan iade edilmek koşuluyla verildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacı tarafından yazılı delil ya da delil başlangıcı sayılabilecek bir delil sunulmadığı, yemin delilinin davacıya hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin teklif edilmeyeceğini beyan ettiği, inançlı işlem iddiasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; yazışmalarda davacı iddiasına ilişkin olmak üzere davacının iddiasını doğrulayan somut bir delil bulunmadığı, anılan bu yazışma kayıtlarının yazılı delil başlangıcı niteliğinde olmadığı, inanç sözleşmesinin varlığının kesin delille ispatlanamadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Temyiz edilen davalı vekili duruşmaya katılmadığından duruşma vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.