MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2497 E., 2024/1408 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/201 E., 2021/185 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların ortak murisi olan anneleri ...’nun 28.09.2017 tarihinde öldüğünü ve geride mirasçı olarak çocukları olan davalı ile davacıyı bıraktığını, davacının ailesi tarafından istenmeyen ve onaylanmayan bir evlilik yapması ve İstanbul'a yerleşmesi nedeniyle uzun yıllar ailesi ile arasının açık kaldığını, davacının babası olan ... 'nun 1984 yılında öldüğünü, muris ...'nun, eşinin ölümünden sonra dava konusu 652 parsel sayılı taşınmazını mirastan mal kaçırma saiki ile muvazaalı olarak davalı oğluna 10.10.1985 tarihinde intifa hakkını kendi üzerinde bırakarak devrettiğini, murisin dava konusu taşınmazda ikamet ettiğini, dava konusu taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde ise bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu taşınmaza ilişkin tüm masrafların (evin bakımı, vergisi, badana boya dahil) o tarihlerde bekar olan davalı ... tarafından yapıldığını, 1979 yılında eve bağlanan telefon hattının dahi davalı ... adına kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın denize sıfır olması nedeni ile normal üstü, rutin bakım ve onarımı aşan giderlerini murisin karşılamasına imkan olmadığını, davalının taşınmazı satın aldığını, yapılan işlemin muvazaadan arî olduğunu, murisin uzun yıllar bakıcı nezaretinde yaşadığını, pahalı tedaviler gördüğünü, murisin tüm bakım ve tedavi giderlerini davalının karşıladığını belirterek davanın reddini savunmuş, aşamada davalının ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil olmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; temlikin taşınmazın bakım ve onarımının yapılması ve korunması amacına yönelik yapıldığı, murisin davacıyı mirastan mahrum etme amacı olması halinde başka mallarını ve bankadaki parasını da oğluna devredebileceği, murisin gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırmak olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; resmi akitte gösterilen bedel ile taşınmazın gerçek değeri arasında fahiş fark bulunduğu gibi taşınmazın satış bedelinin ödendiği iddiasının ispatlanamadığı, davalı tarafından yapılan ve cevap dilekçesine eklenen fatura kapsamlarına göre masrafların çoğunun evin devri gerçekleştikten sonra yapıldığı, tüm tanık beyanları ile sabit olduğu üzere murisin sağlığının yerinde ve maddi durumunun iyi olduğu, taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığı, diğer taraftan gerek davalının cevap dilekçesindeki kabulü gerekse davacı ve davalı tanık beyanlarına göre murisin davacı ile arasının iyi olmadığı, murisin, arasının iyi olduğu davalıyı kayırmak ve davacıdan mal kaçırmak amacıyla devri gerçekleştirdiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.03.2026 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden dahili davalılar vekili Avukat ... ile temyiz edilen davacı vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle dava konusu 652 parsel sayılı taşınmazın 02.10.2019 tarihinde yapılan 22/A uygulaması ile 12 97... parsel olduğu ve halen davalı ... adına kayıtlı olduğu gözetildiğinde temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 109.139,26 TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davalılardan alınmasına, 04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davacı vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz eden dahili davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.