MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/132 E., 2023/713 K.
Mahkemece, bozma kararına uyularak verilen karar, asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili tarafından duruşma istekli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.12.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilleri Avukat ... ile temyiz edilen asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekilleri Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin ... ilçesi ... Mahallesi 1 11... parsel sayılı taşınmazın maliki, davalıların ise komşu 1 11... parsel sayılı taşınmazın maliki bulunduklarını, müvekkiline ait taşınmaza davalıların ev ve depo yaptırmak sureti ile taşkın biçimde müdahale ettiklerini, bu durumun Serik Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/5 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespitte açıkça belirtildiğini, müdahale nedeniyle müvekkilinin kendine ait taşınmazını tam olarak kullanamadığını ileri sürerek davalıların müvekkilinin taşınmazına ev ve depo yapmak sureti ile taşkın müdahalelerinin önlenmesine ve yapılan taşkın müdahalenin ve deponun kal'ine karar verilmesini istemiş, davacı ...'in yargılama aşamasında 18.01.2015 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları tarafından davaya devam edilmiştir.
Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin ... ilçesi ... Mahallesi 1 11... parselin müşterek malikleri olduğunu, bu taşınmazın Kadastro Mahkemesi kararı ile adlarına tescil edildiğini, ancak taşınmazın sınırlarının değiştiğini, müvekkillerinin ise bu taşınmazda 20 yılı aşkın bir süredir zilyetliklerinin devam ettiğini, müvekkillerinin bu tescil sırasındaki kroki yanlışlığından dolayı mevcut taşınmazdaki evin ve eklentilerinin bir kısmının davalıya ait olan ... Mahallesi 1 11... parsele taştığını öğrendiklerini, davalı ile şifahi görüşmelerde anlaşmaya yanaşmadığını, bu nedenle davalıya ait 1 11... parselde kayıtlı taşınmazın mevcut fiili durumuna göre müvekkillerinin zilyetliğinde bulunan taşan kısımlarının iptali ile üzerindeki bina ve eklentileri ile müvekkilleri adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin 1 11... parselin müşterek malikleri olduğunu, taşınmazın Kadastro Mahkemesi kararı ile adlarına tescil edildiğini, ancak taşınmazın sınırlarının değiştiğini, müvekkillerinin bu taşınmazda 20 yılı aşkın bir süredir zilyetliklerinin devam ettiğini, tescil sırasındaki kroki yanlışlığından dolayı mevcut taşınmazdaki evin ve eklentilerinin bir kısmının davacıya ait olan 1 11... parsele taştığını öğrendiklerini, davacı ile şifahi görüşmelerde anlaşamadıklarını, bu nedenle tapu iptali ve tescil davası açtıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 04.04.2012 tarihli ve 2009/8 Esas, 2012/173 Karar sayılı kararıyla; dava konusu ... Mahallesi ... mevkii 35 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kırmızıya boyalı 180 metrekarelik kısmının 20 yılı aşkın zamandan beri nizasız, fasılasız ve malik sıfatı ile davalı- birleştirilen davanın davacıları ... ve ... tarafından tapuda adlarına kayıtlı 34 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte bir bütün olarak kullanıldığı, Kadastro Kanunu'nun 14. maddesi gereğince zilyetlik ile kazanma şartlarının oluştuğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 18.11.2013 tarihli ve 2013/12608 Esas, 2013/16041 Karar sayılı kararı ile; noksan soruşturma ile yetinilerek hüküm kurulduğu gerekçesi ile karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay ilamındaki hususlar doğrultusunda yapılan incelemede öncelikle Serik Kadastro Mahkemesinin 24.02.1992 tarih ve 1990/730 Esas, 1992/28 Karar sayılı kararının dosya arasına alındığı, ilgili kararın HMK'nın 303. maddesi gereği dava sebebi aynı olmadığından kesin hüküm teşkil edemeyeceği değerlendirilerek 08.12.2021 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu parsellerle ilgili 1987 yılında yapılan zilyetlik devir sözleşmesindeki kroki ve Kadastro Mahkemesi kararı sonucu yapılan ifrazdaki krokinin aynı sınırlara sahip olduğu değerlendirmesinin yapıldığı, bozma ilamında değerlendirilmesi istenen ilgili Kadastro Mahkemesinin bilirkişi raporu ekindeki krokinin tüm araştırmalara rağmen bulunamadığı, ancak davalılar ve davacıya yapılan zilyetlik devir sözleşmelerindeki hem yüz ölçümlerinin hem de sınırların ifraz işleminde kullanılan kroki ile aynı olduğu ve sınırların kaymadığı tespitinin yapıldığı, ilk karar öncesi yapılan keşifte dinlenen tanık beyanlarına ise bu aşamada tanık beyanlarının net olarak somut şekilde tarih vermemesi ve tarih konusunda çelişkilerin olması nedeniyle itibar edilmediği, tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davaya konu parsellerle ilgili 1987 yılında yapılan zilyetlik devir sözleşmesindeki kroki ile Kadastro Mahkemesi kararı sonucu yapılan ifrazdaki krokinin aynı sınırlara sahip olduğu, sınırlarda kaymanın olmadığı, dinlenen tanık beyanlarında davalıların yapıları inşa ettikleri yıllara ilişkin beyanların çelişkili olması, 35 parsel üzerinde bulunan (C), (D), (F) harfleri ile gösterilen yapıların davacıya ait taşınmaza tecavüz ettiği, keza alınan bilirkişi raporlarında da davalıların Kadastro Mahkemesinde tescil kararındaki 4 50... 'den daha fazlasını kullandığının tespit edildiği değerlendirilerek asıl davanın kabulü ile dava konusu Antalya ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii 35 parsel sayılı taşınmaza davalı-birleştirilen davacıların el atmasının önlenmesine, fen bilirkişisi ...'un 23.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu Antalya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... mevkii 35 parsel sayılı taşınmaz üzerinde tespit ettiği (C), (D), (F) harfleri ile gösterilen yapıların kaline; birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesi ile; aşamalarda ileri sürdüğü iddialarını ve savunmalarını yineleyip kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım, birleştirilen dava, tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 1 11... nolu parselin davacı ... adına, komşu 1 11... nolu parselin de davalılar adına 26.05.2005 tarihinde kesinleşen Serik Kadastro Mahkemesinin 24.02.1992 tarih ve 1990/730 Esas,1992/28 Karar sayılı kararı gereğince 30.05.2005 tarihinde tescil edildikleri, davacı ve davalıların anılan dosyada taraf oldukları anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl davada davalılar- birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı asıl dava yönünden 4.624,48 TL bakiye onama harcı ile birleştirilen dava yönünden 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden asıl davada davalılar- birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
04.11.2025 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar vekili için 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin temyiz edenlerden alınmasına,
Dosyanın Serik 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.