MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1798 E., 2024/2302 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/246 E., 2021/454 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ile tescili istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii çalışma alanında bulunan bulunan 2 84... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sahipsiz yerlerden olduğu, 2003 yılında ... oğlu ... tarafından duvar ile çevrilerek kullanıldığı belirtilerek arsa vasfı ile davalı Hazine adına tespit edildiği, tespitin 26.01.2007 tarihinde kesinleştiği, 03.12.2013 tarihinde imar uygulaması sonucu dava dışı 2 84... parsel sayılı taşınmazdan da şüyulandırma yapılarak 7 72... parsele gittiği; dava konusu 2 84... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında, sahipsiz yerlerden olduğu, 2003 yılında ... oğlu ... tarafından duvar ile çevrilerek kullanıldığı belirtilerek arsa vasfı ile davalı Hazine adına tespit edildiği, tespitin 26.01.2007 tarihinde kesinleştiği, 03.12.2013 tarihinde imar uygulaması sonucu taşınmazın 7 72... parsel sayılı taşınmaza gittiği anlaşılmaktadır.
Davacı ...; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; taşınmaz bölümünün Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; davalı Hazine vekilince kararın istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1.Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı zilyetlikle edinme koşulları oluşmadığı gerekçesiyle kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece “davacının zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarını sağladığı, belgesiz araştırması yapılması ve imar uygulamasının hangi oranda yansıdığının ek rapor alınarak tespit edilmesi gereğine” değinilerek karar bozulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle ... ili, ... ilçesi, ... ... Mahallesi 7 73... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, 7 72... parsel sayılı taşınmazın Hazine adına kayıtlı 219081/427333 payının iptali ile davacı adına tesciline, karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.