MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1508 E., 2023/539 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/514 E., 2021/304 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi sınırları dahilinde Ankara-Kayseri demiryolu hattı ve tesisleri için müvekkili teşekkülün sermayesinden bedeli ödenerek 3. şahıslar ve Hazineden istimlak edilen 7.200,00 m² miktarlı 3 ve 6 parsel sayılı taşınmaz ile üzerinde işçi barınağı ve malzeme deposunun bulunduğu alanın müvekkili İdareye tahsisli olarak Hazine adına 1936-1937 yılları arasında tescil edildiğini, 1936-1937 yıllarında kamu yararı kararı alınarak bedeli müvekkili teşekkülün sermayesinden mahsup edilerek müvekkili tarafından yürütülen kamu hizmetinde kullanılmak üzere tahsis edilen ve üzerinde işçi barınağı ile malzeme deposunun bulunduğu 6.536,16 m² miktarlı alanın 7367 sayılı Kanun'un 1. maddesinde belirtilen hükümlere aykırı olarak sehven Kayseri Belediyesi adına 28.11.1960 tarihinde tescil edildiğini, daha sonra 06.09.1989 yılında yayınlanan 3030 sayılı Kanun kapsamında ... adına tescil edildiğini, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi kapsamında 09.12.2010 tarihinde yapılan yenileme çalışmalarında ise taşınmazın 7112 ada 1 parsel olarak tescil edildiğini ileri sürerek Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 7112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili Kurum adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz Hazine adına kayıtlı iken 28.11.1960 tarih ve 2796 yevmiye numaralı işlem ile Kayseri Belediyesi adına tescil edildiğini, akabinde 3030 sayılı Kanun'a istinaden 06.09.1989 tarihinde ... adına tescil edildiğini, son olarak da 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a uygulamasına tabi tutularak ... Mahallesi 7112 ada 1 parsel numarasını aldığını, öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, tescil işleminin 1960 yılında gerçekleşmiş olup üzerinden 59 yıl geçtiğini, diğer yandan dava konusu taşınmazın TCDD adına tahsisli olduğunun iddia edildiğini, ancak Milli Emlak Müdürlüğünde dava konusu taşınmazın müvekkili İdareye tescilinden önceki durumu ile ilgili yapılan araştırmalar neticesinde böylesi bir tahsise ilişkin bilgi belge bulunamadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili tarafından ibraz edilen istimlak planı ve icmal cetveli ve ekleri ile tedavüllü tapu kayıtlarının incelenmesi sonucu dava konusu taşınmazın 1946 yılında yapılan kadastro tespiti sonucu istimali Devlet Demir Yollarına ait olmak üzere Hazine adına tesciline karar verildiği, verilen kararın 20.05.1946 yılında kesinleştiği, dolayısıyla davacı tarafın kullanım hakkına sahip olduğu, mülkiyetin Hazinede bulunduğu, ancak 21.07.1959 yılında yayınlanan 7367 sayılı Kanun'un 1. maddesi gereğince davaya konu taşınmazın Kayseri Belediye Başkanlığı adına tescil edildiği, sonrasında ise 3030 sayılı Kanun gereği ... adına 06.09.1989 tarihinde tescil edildiği, davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyetine ilişkin dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi, 7112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın öncesinin ... Mahallesi Köyönü mevki 2 pafta 32 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğu, Tapu Komisyonunun 19.12.1936 tarih ve 183 numaralı kararı ile taşınmaz Ankara-Kayseri güzergahına tesadüf ettiğinden istimlak edildiği ve sahiplerine tebligat icra kılınarak müddeti geçmiş olduğundan 26.02.1946 yılındaki kadastro tespitinin "istimali Devlet Demir Yollarına ait olmak üzere" Hazine adına yapıldığı, kadastro tutanağının askı ilan süresinin geçmesi üzerine 20.05.1946 yılında kesinleştiği, sonrasında 21.07.1959 tarihinde yayınlanan 7367 sayılı Kanun gereğince Kayseri Belediyesi adına 28.11.1960 yılında tescil edildiği, daha sonra 3030 sayılı Kanun gereği ... adına 06.09.1989 tarihinde tescil edildiği, davaya konu taşınmazın mülkiyetinin öncesinde davacıya ait olduğu hususunda herhangi bir kaydın bulunmadığı, 19.12.1936 tarihli Komisyon kararı ile taşınmazın kamulaştırıldığı ve 26.02.1946 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında ise kullanımı davacı Kuruma ait olmak üzere mülkiyet tespitinin Hazine adına yapıldığı, bu durumda davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı hususundaki İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve esas yönünden dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın haksız ve hukuka uygun olmayan bir karar olduğunu, dava konusu Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesi sınırları dâhilinde 3 ve 6 parsel sayılı taşınmazlar ile üzerinde bulunan işçi barınağı ve malzeme deposunun, bedeli müvekkili teşekkülün sermayesinden ödenerek istimlak edildiğini ve 1936-1937 yıllarında tescil edildiğini hatırlatmak istediklerini, ne var ki söz konusu taşınmaza dair 6.536,16 m²’lik alanın 21.07.1959 tarihinde yayımlanan 7367 sayılı Kanun'un 1. maddesine aykırı olarak sehven davalı ... adına 1960 yılında tescil edildiğini, söz konusu madde taşınmazların 6188 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak belediyelerin mülkiyetine geçeceğinden bahsetmiş ise de amme hizmetine tahsis edilmiş olanlarla 6771 sayılı Kanun'un şümulüne giren arazi ve arsaları istisna tuttuğunu, ayrıca aynı maddenin diğer fıkrasında ise bu taşınmazlar belediyelere devredilmiş ise Hazineye iade olunur hükmünün yer aldığını, hal böyle iken ve Kanun hükmü çok açıkken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, söz konusu davanın esasına ilişkin olarak Mahkemece yeterli inceleme yapılmadığını, hali hazırda söz konusu yerin davacı tarafça tescilinden sonra işçi barınağı, depo ve açık malzeme deposu olarak kullanıldığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kayseri ili, Kocasinan ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda dava konusu 7112 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan Kayseri ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, Köyönü mevkinde bulunan 32 ada 2 parsel sayılı 6.500 meterekere yüzölçümlü ve "arsayı müştemil kulübe" vasıflı taşınmazın 06.03.1946 tarihli Komisyon kararı ile intifaı Devlet demir yollarına ait olmak üzere Hazine adına tespit ve tescil edildiği, sonrasında 21.07.1959 tarihinde yayınlanan 7367 sayılı Kanun gereğince Kayseri Belediyesi adına 28.11.1960 yılında tescil edildiği, daha sonra 3030 sayılı kanun gereği ... adına 06.09.1989 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.