MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/728 E., 2024/1697 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/508 E., 2023/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, zilyetliğe dayalı olarak mera vasfıyla sınırlandırılan taşınmazın tapusunun iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmaz bölümü ekilemez arazi olduğundan tespit harici bırakılmış, daha sonra 709 parsel numarasıyla mera olarak sınırlandırılmış, 3402 sayılı Yasa'nın 22/a maddesi çalışması ile 1 21... parsel numarasını almış, 2020 yılında yapılan ifraz işlemi sonucunda 1 21... sayılı mera parseli oluşmuştur.
Davacılar; irsen intikal, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekili; davada zamanaşımının geçtiğini, çekişmeli taşınmazın mera niteliğinde olup özel mülkiyete konu olamayacağını, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan fen bilirkişisi tarafından düzenlenen 02.01.2023 tarihli ek rapor ekinde yer alan krokide (A1) harfiyle gösterilen 3.934, 32... , (F1) harfiyle gösterilen 26.370, 25... yüz ölçümlü taşınmazların 1 21... sayılı mera parselinden ifraz edilerek bu kısmın mera parseli olan kaydının iptali ile TMK'nın 713/1. maddesi gereğince tarla vasfıyla davacılar ... ve ... adına eşit oranda tapu siciline tesciline, fen bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 13.06.2022 tarihli rapor ekinde yer alan krokide (B) harfiyle gösterilen 16.528, 32... , (E) harfiyle gösterilen 1.353, 64... , (G) harfiyle gösterilen 2.329, 07... yüz ölçümlü taşınmazların 1 21... sayılı mera parselinden ifraz edilerek bu kısmın mera parseli olan kaydının iptali ile tarla vasfıyla davacılar ... ve ... adına eşit oranda tapu siciline tesciline, krokide (C) harfiyle gösterilen 2.595, 25... yüz ölçümlü taşınmazın tarla vasfıyla davacılar ... ve ... adına eşit oranda tapu siciline tesciline, davacıların fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokilerde (A2), (D), (F2) ve (F3) alanlarına ilişkin istemin sübut bulmadığından reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 13.06.2022 tarihli krokide (A1, F1, B, C, D, E ve G) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlerinin 1954 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında kadastro harici bırakılarak tutanak düzenlenmediği, jeodezi ve fotogrametri mühendisinin 1978, 1980, 19 91... yıllarına ait hava fotoğraflarına göre yöntemince yaptığı inceleme ve değerlendirmede, tarımsal faaliyet yürütülen yerlerden olduğunun belirtildiği, dava konusu edilen alanların 1954 yılında yapılan tesis çalışmalarında ekilemez arazi olarak bırakıldıktan sonra 2002 yılında 4342 sayılı Mera Kanunu'na göre yapılan tespit ve tahdit çalışmalarında 4342 sayılı Kanun'un 5/b maddesi (Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerin) gereğince mera olarak tespit edilerek 709 sayılı parsel altında 05.06.2002 tarihinde mera vasfıyla tescil edildiği, ancak öncesinin kadim mera olmadığı, mera olarak kaydedildiği 2002 tarihinden geriye davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 17... . maddelerinde öngörülen imar-ihya ile kazanım koşullarının oluştuğu, böylece Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; dava konusu taşınmazın kadastro tespiti sırasında tescil harici bırakıldıktan sonra mera komisyon kararı neticesinde mera olarak sınırlandırıldığı, davacıların irsen intikal, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak dava açtıkları anlaşılmaktadır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaz bölümleri üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, taşınmaz üzerinde davacılar lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluşup oluşmadığı ve dava konusu taşınmazın niteliği kesin olarak belirlenmemiş, davacılar açısından usulünce senetsiz araştırması yapılmamış, eksik ve yetersiz bilirkişi raporları ile yetinilmiştir.
Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için Mahkemece öncelikle çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı ... Büyükşehir Belediye Başkanlığından sorulmalı, çekişmeli taşınmaza ait eski ve yeni tarihli ortofoto ve uydu fotoğrafları ile ... Müdürlüğü WEB sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek taşınmaz bölümünün bulunduğu köyü/mahalleyi/mevkiyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafları olduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle taşınmaz imar planı kapsamında ve imar planı taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı 2002 yılından önce ise imar tarihinden, imar planı kapsamında değilse çekişmeli taşınmazın mera olarak sınırlandırıldığı 2002 yılından 15-20-25 yıl öncesine ait (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava fotoğrafları getirtilerek) stereoskopik hava fotoğraflarının en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirilerek dosya arasına konulmalıdır.
Bundan sonra; mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek aynı köy ve komşu köylerden üç kişilik yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları ile daha önceki keşifte yer almayan 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi huzuruyla keşif icra edilmeli, Mahkemenin taşınmazın konumu ve niteliğine ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmeli, taşınmazın geçmişte ne durumda bulunduğu ve vasfının ne olduğu, mera niteliğinde olup olmadığı, kime ait olduğu, kimden nasıl intikal ettiği, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı, taksime konu olup olmadığı, taşınmazın imar-ihyaya muhtaç yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususunda yerel bilirkişi ve tanıklardan maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında çelişki bulunduğu takdirde yüzleştirme yapılmak suretiyle aykırılık giderilmelidir.
Üç kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde değerlendirilerek çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki desenini açıklayıp tarımsal niteliğini belirten, mera vasfın olup olmadığını ve komşu parsellerle arasında ayırıcı unsur bulunup bulıunmadığını açıklayan, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalıdır.
Jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi kurulundan hava fotoğrafları ve uydu fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi neticesinde taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, taşınmazın mera vasfında olup olmadığını, taşınmazda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınmalı; fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli rapor ve harita düzenlettirilmelidir.
Öte yandan, davacılar ve murisleri adına kadastro sırasında aynı çalışma alanı içerisinde belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü ile Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden sorularak mevcut ise adı geçen kişiler adına tespit edilen miktarı gösterir senetsiz defterinin onaylı örneği eklenip toplam miktar açıkça bildirilmeli ve bu taşınmazlara ait kadastro tutanak örnekleri (kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir ve okunaklı şekilde) getirtilmeli, davacılar ve murisleri tarafından zilyetliğe dayalı olarak açılan davalar varsa ilgili dosyalar dosya arasına alınmalı, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı, davacıların kardeş olmaları ve babalarından gelen zilyetliğe dayandıkları gözetilerek terekede tek kişi kabul edilmek suretiyle belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilip eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması doğru değildir.
Davalı Hazine vekili ile davalı ... vekilinin açıklanan nedenlerden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.