MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2014/180 E., 2021/200 K.
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairenin 30.04.2024 tarihli ve 2024/1479 Esas, 2024/3060 Karar sayılı kararıyla Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına hükmedilmiş olup, Daire'nin kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından süresinde karar düzeltme talebinde bulunulduğu anlaşılmakla, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili, Hekimhan ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında tespit harici bırakılan hudut ve mevkilerini belirttiği taşınmazlara babasının zilyet olduğunu ve babasının ölümü ile mirasçılarına kaldığını ileri sürerek taşınmazların babası ... mirasçıları adına tapuya kayıt ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine temsilcisi ve ... vekili yargılama sırasında ayrı ayrı davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... tarafından takip edilmesi gerektiği, müvekkilinin davaya dahil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.01.2013 tarihli ve 2010/100 Esas, 2013/32 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne, bilirkişi raporunda (A), (B), (C), (D), (E) ve (F) harfleri ile gösterilen toplam 50.577,31 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın ... mirasçıları adına payları oranında tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.05.2014 tarihli ve 2014/3432 Esas, 2014/5198 Karar sayılı kararıyla; 6360 sayılı Kanun uyarınca ... ile ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının da davada taraf olması gerektiği, ayrıca Mahkemece yapılan zilyetlik araştırmasının da yetersiz olduğu açıklanarak dava tarihinden geriye doğru 20-30 yıl öncesine ait hava fotoğraflarının istenilerek uzman bilirkişiye incelettirilmesi, komşu parsellerin kadastro tutanakları ve dayanak belgeleri getirtilerek yeniden keşif yapılması dava konusu yerlerin tespit tarihindeki ve şimdiki niteliği ile imar ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı hususlarının netleştirilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu edilen taşınmazların kadastro tespiti sırasında tespit harici bırakıldığı, taşınmazların önceden ...'a ait olduğu, ...'in taşınmazları ekonomik amaca uygun şekilde kullandığı, ...'in vefatından sonra aynı şekilde davacının kullanmaya devam ettiği, taşınmazların orman ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olmadığı, ziraat bilirkişilerin ek raporunda imar-ihyanın 50 yıl önce tamamlandığının belirtildiği, jeodezi mühendisi raporunda dava konusu taşınmazların farklı tarihlerdeki hava fotoğraflarının incelenmesi neticesinde tarımsal amaçla kullanıldığının gözlemlendiği, keşifte dinlenen tanık beyanlarından da taşınmazların tarımsal amaçla kullanıldığının anlaşıldığı, imar-ihyanın ... zamanında tamamlandığı ve Kadastro Kanunu'nun 14 ve17. maddeleri gereğince davacı ve müşterekleri lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 31.01.2020 havale tarihli raporunda kırmızı renkle işaretlenen (A) harfi ile gösterilen 6.572,40 metrekare, (B) harfi ile gösterilen 1.896,76 metrekare, (C) harfi ile gösterilen 13.711,87 metrekare, (D) harfi ile gösterilen 10.696,82 metrekare, (E) harfi ile gösterilen 1.065,55 metrekare (F) harfi ile gösterilen 16.633,91 metrekare yüz ölçümlü taşınmazların dosya arasında bulunan 07.12.2010 tarihli muris ...'a ait veraset ilamındaki paylar oranında mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Nedenleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin eksik inceleme yaptığını ve davanın süresinde açılmadığına dair itirazlarının dikkate alınmayarak davanın kabulüne karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı ve imar-ihya yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleşmediğini, bu şartlar gerçekleşmeden araziyi fiilen kullanan kişinin sadece işgalci olduğunu, Yerel Mahkemenin davanın bu yönleri ile eksik inceleme yaptığının açık olduğunu ve davanın kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bu nedenle kazandırıcı zamanaşımı ve imar-ihya yoluyla iktisabının mümkün olmadığını, ziraat bilirkişi raporu ve jeodezi bilirkişi raporunda dava konusu parsellerin tarım arazisi olduğu, bu taşınmazlar üzerinde uzun yıllardır tarımsal faaliyet yapıldığının ifade edildiğini, fen bilirkişi raporunda ise dava konusu arazilerin tamamının yararsız arazi olduğunun belirtildiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu, yargılama aşamasında büyük bir emek, zahmet ve masraf ile bir imar-ihya olup olmadığının gerek bilirkişi raporlarında gerekse Mahkeme kararlarında değerlendirilmediğini, bu hususta yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, bilirkişi raporlarının bilimsel ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını, ayrıca rapordaki faiz hesabının hatalı olduğunu, davanın kabulüne imkan bulunmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Dairenin 30.04.2024 tarihli ve 2024/1479 Esas, 2024/3060 Karar sayılı kararıyla; temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, davalı Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediği; ancak davanın açıklanan niteliği itibariyle davalı Hazine ve Belediye Başkanlığının yasal hasım konumunda olması nedeniyle aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmesinin hukuken mümkün bulunmaması nedeniyle Mahkemece, yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılarak davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, yargılama giderinden ve harçlardan yasal hasım konumunda bulunan davalı Hazine ile ilgili belediyelerin sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu, ne var ki anılan hususların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle mahkeme kararının hüküm kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Nedenleri
Davalı Hazine vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; Yerel Mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, davaya konu taşınmazların ayrı ayrı zilyetliğe dayalı olarak kazanmaya elverişlilik durumunun belirlenmesi gerektiğini, taşınmazların orman/mera vasıflarının bulunup bulunmadığına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığını, söz konusu yerlerin tasarrufuna engel durumların bulunup bulunmadığına ilişkin tespit yapılmadığını, söz konusu parsellerin kadastro çalışmalarından evvel mülkiyetinin Hazineye ait olduğunun bilindiğini, davaya konu parsellerin her biri için ayrı ayrı olmak üzere hava fotoğraflarının istenmesi ve bunlara dair bilirkişi raporları hazırlanması gerekirken hava fotoğraflarına ilişkin herhangi belge bulunmadığını, zilyetliğe dayalı kazanıma elverişli olması halinde, her bir parselin imar ihya işleminin varlığına ilişkin tespit yapılması gerektiğini, dava dosyası kapsamında bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik, hatalı ve bilimsel verilerden mahrum olduğunu, bu nedenle davanın reddedilmesi gerekirken kabulüne ilişkin hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ayrıca mahallinde keşfin yapılması için bilirkişi heyetinin tam teşekküllü ve heyetin eksiksiz olması gerektiğini, Yerel Mahkemenin heyetin teşekküllü sağlanmadan eksik bilirkişilerin raporları doğrultusunda hüküm kurduğunu, bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir rapor alınması gerektiğini ileri sürerek Dairenin 30.04.2024 tarihli ve 2024/1479 Esas, 2024/3060 Karar sayılı kararının düzeltilerek kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
... ili, Hekimhan ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan çekişmeli taşınmazlar kadastro çalışmaları sırasında boşluk olarak tescil harici bırakılmıştır.
Tüm dosya kapsamı ile 30.01.2020 tarihli fen bilirkişisi raporu ve ekli krokisine göre dava konusu taşınmazların (A) harfi ile gösterilen 6.572,40 m², (B) harfi ile gösterilen 1.896,76 m², (C) harfi ile gösterilen 13.711,87 m², (D) harfi ile gösterilen 10.696,82 m², (E) harfi ile gösterilen 1.065,55 m², (F) harfi ile gösterilen 16.633,91 m² yüz ölçümlü taşınmazlar olarak saptandığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün Parsel Sorgu Uygulaması üzerinden yapılan sorgu ve Dairemizin 24.10.2024 tarih ve 2024/4160 Esas, 2024/5875 Karar sayılı geri çevirme kararı ile dosya arasına alınan belgelerden, (A), (B), (C), (D) ve (E) harfleri ile gösterilen tapusuz taşınmazların bulunduğu bölümün yargılama sırasında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda düzenlenen kadastro tutanakları ile 5.432.426,04 m² yüz ölçümü ve orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen 1497 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, (F) harfi ile gösterilen tapusuz taşınmazın bulunduğu bölümün ise kadastro çalışmaları sonucunda 170.064,04 m² yüz ölçümü ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilen kök 1528 ada 17 parselin ifrazı ile oluşan 1528 ada 81 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı, kadastro tutanakları ve sınırlandırma krokilerinin gönderildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesinde mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevinin sona ereceği ve davalara ait dosyaların mahkemesine re'sen devrolunacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerine ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir.
Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kanun’un 27. maddesine göre davaya bakma görevi Kadastro Mahkemesine geçeceğinden Mahkemece görevsizlik kararı verilerek davanın Kadastro Mahkemesine aktarılması için hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin karar düzeltme isteminin değinilen yönden kabulü ile Dairenin 30.04.2024 tarih ve 2024/1479 Esas, 2024/3060 Karar sayılı DÜZELTİLEREK ONAMA İLAMININ ORTADAN KALDIRILMASINA
Mahkeme kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Hekimhan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.