MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/189 E., 2022/59 K.
Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Hazine vekili ve davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; kadastro çalışmaları sırasında ... köyü çalışma alanında bulunan 36,30 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazın yol vasfıyla tespit harici bırakıldığını, oysa bu kısmın 2/3 pay maliki olduğu dava dışı 1857 parsel sayılı taşınmaza ait olduğunu, anılan kısmın yol olmayıp kadimden beri kendisi ve öncesinde de murisleri tarafından kullanıldığını ileri sürerek tescil harici bırakılan bu kısmın 1857 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Maliye Hazinesi vekili; dava konusu kısmın 1983 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen bir yer olduğunu, davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2.Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.2016 tarihli, 2014/326 Esas, 2016/39 Karar sayılı kararıyla; iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile hükme esas alınan teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 36,30 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün yoldan terkini ile 1857 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 17.06.2020 tarihli ve 2016/16121 Esas, 2020/2050 Karar sayılı kararıyla; “ ... sözü edilen taşınmazın tapu kayıt örneğinden 2/3 payının ..., 1/3 payının ise dava dışı ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, davacının çekişmeli 1857 parsel sayılı taşınmazın müstakilen maliki olmadığı, bu taşınmazın müşterek mülkiyete tabi olduğu ve davacı ... dışında ...’ın da bu taşınmazda paydaş olduğu ancak bu paydaşın davada yer almadığı anlaşılmaktadır. Sözü edilen taşınmaz bölümünün 1857 parsele eklenmesi istemi ile dava açıldığına göre, davanın niteliği gereği 1857 parsel sayılı taşınmazın davacı dışındaki paydaşı ...’ın davaya katılımı sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda öncelikle, davacı ...’a paydaşı olduğu 1857 parsel sayılı taşınmazın diğer kayıt maliki ...’ın davaya katılımını sağlaması için süre ve imkan tanınması gerekirken, bu yön göz ardı edilerek işin esasına girilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince yerel gazete ve mutat vasıta ilanlarının yöntemine uygun bir biçimde yapılması, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanaklarının dosya arasına konulması, yasal 3 aylık sürenin dolmasının beklenilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar lehine zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 18.12.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen 36,30 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz bölümünün yoldan terkini ile 1857 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur.
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alanın 1983 yılında yapılan kadastro çalışmalarında davacının iddiası ile paftasında yol olarak tescil harici bırakıldığını, davanın kadastro tespitinden uzun yıllar sonra açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alanın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle ediniminin mümkün olmadığını, eksik inceleme ile hüküm verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1.Kadastro çalışmaları sırasında, Bolu ili, Mudurnu ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 36,30 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz yol vasfıyla tespit harici bırakılmıştır.
2.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekili ve davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekili ve davalı ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ... Köyü Tüzel Kişiliğinden alınmasına,
Dosyanın Mudurnu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
6100 sayılı HMK'nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
28.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.