MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1006 E., 2024/1305 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/313 E., 2022/450 K.
Asıl dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil; karşı dava, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Asıl davada davacı; dava konusu 11123 parsel sayılı taşınmazdaki 22 nolu bağımsız bölümün maliki olduğunu, öz kardeşi olan davalının onayı olmaksızın ve herhangi bir bedel ödemeden uzun zamandır dava konusu taşınmazı işgal ettiğini ileri sürerek davalının dava konusu taşınmaza elatmasının önlenerek müdahalesinin men’ine, haksız kullanım nedeni ile ecrimisile hükmedilmesine karar verilmesini istemiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı-karşı davada davacı, dava konusu taşınmazın yaşadığı sıkıntılar nedeniyle bedelsiz olarak davacıya usülen satış gösterildiğini, dava konusu taşınmazın babaları ...'ın gelirleri ile satın alındığını belirterek asıl davanın reddini savunmuş; karşı davasında, dava konusu taşınmazın babası tarafından kendisine düğün hediyesi olarak alındığını, ancak icra tehditi altında olması nedeniyle taşınmazı emaneten bedelsiz olarak davacı-karşı davalıya devrettiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, tanık beyanlarına göre davalı-karşı davacının icra tehdidi altında olması nedeniyle dava konusu taşınmazı emaneten davacı-karşı davalıya devrettiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, kararın asıl davada davacı-karşı davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince; davalı-karşı davacının inançlı temlik iddiasının ispatı için yazılı delil ya da yazılı delil başlangıcı bulunmadığı, karşı davacı tarafından yemin deliline da dayanılmadığı, bu durumda inançlı temlik iddiasının ispat edilemediği, davacı-karşı davacının mülkiyet hakkına dayalı olarak elatmanın önlenmesi talebinde bulunduğu, tapu kaydına göre malik olduğu, davalı-karşı davacının taşınmazı kullanmasını haklı gösterecek bir neden bulunmadığı, tarafların kardeş olup dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacıya 2004 yılında geçtiği, taşınmazın davalı-karşı davacı tarafından kullanıldığı, dava tarihinden önce davacı-karşı davalı tarafından tahliye ve ecrimisile yönelik bir talebin bulunmadığı, davalının ise inançlı işlem hukuki nedenine dayalı karşı davası bulunduğu, dava tarihine kadar davalı-karşı davacının taşınmazı kullanmasının haksız sayılamayacağı gerekçesiyle davacı-karşı davalının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile asıl davada elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.