MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2447 E., 2025/167 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/490 E., 2024/458 K.
Dava; zilyetliğe dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Fen bilirkişisinin 22.12.2023 tarihli ek raporu ve rapora ekli krokisinde G1 harfiyle gösterilen 8.365,47 metrekarelik dava konusu alanın, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılarak 29.12.1961 tarihinde kesinleşen kadastro sırasında tescil harici bırakıldığı, 13.09.2013 onay tarihli imar planında "Ağaçlandırılacak Alan" olarak yer aldığı, 10.09.2014 tarihinde ihdasen 112.676,22 metrekare yüzölçümlü ham toprak vasfıyla Hazine adına tescil edilen 381 55... parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı anlaşılmaktadır.
Davacı; dava konusu 381 55... parsel sayılı ihdasen tapulanan taşınmazın bir kısmının imar planına alınmadan önce 20 yıldan uzun süre davasız, aralıksız ve malik sıfatıyla zliyedi olduğunu, ağaç dikmek ve telle etrafını çevirmek suretiyle imar-ihya ettiğini, ancak taşınmazın Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, dava sırasında 386 06... parsel (imar sonrası 485 54... parsel) sayılı taşınmaz yönünden herhangi bir talebi olmadığını belirtmiştir.
Davalı Hazine; hak düşürücü süre ve zamanaşımının dolduğunu, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, davacının Hazine'ye ecrimisil ödediğini, davacı lehine iktisap şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince; 19 89... tarihli hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazda kullanıma rastlanmadığı, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarına göre de 20 yıllık kullanım olmadığı, davacı ya da murislerinin 20 yıl dava konusu yeri kullandıklarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, nispi 220.902,64 TL vekâlet ücretinin davalıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesinde ve dava konusu taşınmaz bölümünün dava tarihindeki değeri üzerinden davalı lehine nispi vekâlet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, Kararın bir örneğinin hükmü veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.