MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/69 E., 2024/311 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan taşınmaz 2004 yılında yapılan kadastro sırasında “yol” olarak tespit harici bırakılmıştır.
Davacı ...; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Davalı Hazine vekili; davanın reddini ve taşınmazın Hazine adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın reddine ilişkin kararının davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince “yasal hasımlara husumet yöneltilmesi ve yasal ilanların yapılmasına” değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi, Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri eksiksiz olarak yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki; davacının aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden edindiği taşınmaz bulunup bulunmadığı ilgili Tapu ve Kadastro Müdürlükleri ile Adliye Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulmamış, ayrıca dava konusu taşınmazın, keşif sonucu bilirkişi tarafından düzenlenen ve elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre gerekli ilanların yöntemine uygun şekilde yapılması gerektiği halde yasal ilanlar da yapılmamıştır.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü ile Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örneklerinin getirtilmesi; bundan sonra, TMK'nın 713/4. ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişi rapor ve krokisine göre yapılması gereken ancak eksik yapılan bir gazete, bir internet haber sitesi ve yerel ilanların yöntemine uygun bir biçimde yapılması, sonrasında tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, belirtilen yönler göz ardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de; hüküm kurulurken “yol” olarak bırakılan taşınmazın 1 57... parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de 1 57... parsel sayılı taşınmazın numarasının 14 60... parsel olduğu gözetilerek anılan parsel numarasına atıf yapılmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Davalı Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerden ötürü yerindedir. Kabulüyle hükmün, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, Dosyanın İncesu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.