MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/73 E., 2025/813 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/459 E., 2024/534 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacı müvekkilinin yurt dışında yaşadığını, murisleri olan anne ve babasından intikalen gelen ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 14 24... parsel, 14 18... parsel, 14 18... parsel, 14 17... parsel, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 13 82... parsel sayılı taşınmazlardaki hak ve hissesinin adına veraseten intikal işlemlerinin yapılması, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi, satış işlemleri yapılarak bedelinin kendisine ödeneceği inancıyla ve yurt dışında olmasından dolayı işlemlerin gecikmemesi adına davalı kardeşi ...’un yönlendirmesi üzerine diğer davalı oğlu olan yeğeni ...’a vekâletname verdiğini, ancak adı geçen davalının vekâlet görevini kötüye kullandığı ve taşınmazı haberi olmadan ...’a temlik ettiğini haricen yaptığı araştırma üzerine öğrendiğini, tarafına satış bedeline ilişkin olarak herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi haber dahi verilmediğini, bu surette vekâlet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile müvekkilinin miras paylarının tekrar adına tescilini, tescil mümkün olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki miras payı oranına göre bedellerinin satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile müvekkiline iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar; davacı iddialarının doğru olmadığını, davacının evinin tadilatını yapması karşılığında devir için anlaştıklarını, kandırıldığı yönündeki beyanının asılsız olduğunu, davacının devir işleminden haberdar olduğunu, aradan beş yıldan fazla bir süre geçmesine rağmen kötüniyetli olarak dava açıldığını beyanla davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 14 17... parsel, 14 18... ve 20 parsel sayılı taşınmazlar ile ... ilçesi, ... Mahallesi 13 82... parsel sayılı taşınmazlardaki davacı hissesinin 27.04.2017 tarih ve 2047 yevmiye sayılı resmi senet ile yine aynı yer ... Mahallesi 14 24... parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait elbirliği mülkiyet paylarının da 24.10.2017 tarih ve ... yevmiye sayılı resmi senet ile davacı tarafından davalı ...'a verilen satış yetkisini de içeren vekaletnamelere istinaden davalı ...'a düşük bedelle devredildiğinin anlaşıldığı, hisselerin resmi akitteki değeri ile keşif neticesi temin edilen bilirkişi raporunda devir tarihi itibariyle tespit edilen rayiç değerleri arasında fahiş fark bulunduğu, devirlerin davacının bilgi ve rızası dışında yapıldığı, vekil olan davalı ...'un diğer davalı ...'un oğlu olduğu, davalı vekilin vekalet verene karşı sorumluluğu çerçevesinde bedeli ödediğini ispat külfeti vekilde ise de davalılar tarafından bedelin işbirliği içerisinde hareket etmek suretiyle gerçekleştirildiği, vekil ile işlem yapan davalı ...'un iktisabında iyi niyetli olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu taşınmazlardaki elbirliği mülkiyet paylarının, ayrıca ... Mahallesi 14 24... parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait 24.10.2017 tarih ve 5416 yevmiye sayılı resmi senet ile davalı ... adına tescil edilen elbirliği mülkiyet paylarının tapu kayıtlarının iptali ile yeniden davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline dair hüküm tesis edilmiştir.
Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ...'un istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 39.782,23 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.