MAHKEMESİ : Tekirdağ Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/258 E., 2025/271 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırklareli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/144 E., 2024/242 K.
Dava hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; tarafların, davacıya ait ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 4 ada 57 parselde bulunan 2 numaralı bağımsız bölümün 225.000,00 TL bedelle davalıya devri hususunda anlaştıklarını, davalının taşınmazın devri esnasında davacının hesabına yalnızca 18.500,00 TL ödeme yaptığını, ardından kalan meblağı gün içerisinde yatıracağım diyerek davacıyı oyaladığını, ancak kalan meblağı ödemediğini, davalı ile yapılan yazışmalarda "şu an isterse ancak 140.000,00 TL ödeyeceği ama 225.000,00 TL olarak ödeme isterse, ancak 6 ay sonra parasını alabileceğini" beyan ettiğini, davalının güvenini kötüye kullandığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın kalan bedelinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; dava konusu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin bedelini ödeyerek satın aldığını ancak tapu da hisse devrinin yapılmadığını, davacının eşi olan dava dışı ... Yiğit ile yaptığı telefon görüşmelerinde taşınmazdaki 1/2 hissesini satın almasını ya da davacıya ait 1/2 hissenin kendisine devrini talep ettiğini, bunun üzerine davacının, davalının hissesini alacağını söyleyip uzun süre oyaladığını daha sonra satın almaktan vazgeçtiğini, davalıya ait hisseyi de uzunca süre devretmediğinden davalıyı mağdur ettiğini, bu süre içinde davacının taşınmazı kiraya verdiğini, kira bedellerini tahsil ettiğini, 1/2 hisse bedeli yerine tamamı için hak iddia edip fazladan alacak tahsil etmeye çalıştığını, taşınmazda tadilat masrafı çıkardığını, satış bedelinin bir kısmını bankadan gönderdiğini, bir kısım bedelin tahsil edilen kiralardan mahsup edildiğini, bir kısım bedelin de taşınmazda yapılacak masraflara mahsup edildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini ve %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflarca yapılan resmi senette semenin daha sonrasında ödeneceğine dair ihtirazi kayıt düşülmediği gibi bedelin tamamının ödendiğinin yazılı olduğu, davacı tarafça, davalının hileli eylemleri nedeni ile satış sözleşmesinin düzenlendiği ispatlanamadığından mevcut duruma göre davacının tapu iptal ve tescil talebinin reddi ile davalı vekilinin 30.05.2024 tarihli 7 nolu celsede "taşınmazın yarısını davalı müvekkilim daha öncesinden kendi dayısından satın almıştır. Bu yarısı için 18.500,00 TL ödeme yapmıştır. Bu miktar bakımından aramızda bir uyuşmazlık yoktur." şeklinde ki beyanı dikkate alındığında bakiye satış bedelinin taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000,00 TL'nin davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında bedelin sonradan ödenmesinin kararlaştırılmadığı ve bu konuda ihtirazi kayıt konulmadığı, hile durumunun her türlü delille ispatının mümkün olduğu, dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları ve diğer deliller nazara alındığında hileli hareketler ile taşınmazın devredildiği hususunun ispat külfeti kendisinde olan davacı tarafından ispat edilemediği açık olup Mahkemece hile iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.