MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1382 E., 2025/493 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/257 E., 2023/49 K.
Dava, hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil talebine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının murisi ...'in 20.07.1986 tarihinde vefat ettiğini, geriye eşi ve davacı dahil 4 çocuğu kaldığını, murisin vefat ettiği tarihte üzerine kayıtlı olan toplam 8 parça taşınmaz için davalıların 13.04.1993 yılında tüm mirasçılarla birlikte intikal yaptırmak amacıyla ... Tapu Sicil Müdürlüğüne başvurduklarını, ... Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından 13.04.1993 yılında 1586 yevmiye nolu işlem ile dava konusu taşınmazların önce mirasçılık belgesine istinaden mirasçıların hepsine intikal ettirildiğini, hemen akabinde de aynı gün aynı işlem ve yevmiye no ile davalıların adına 1/2’şer hisse ile satış gösterilerek devredildiğini, davalıların davacıyı intikal yapacağız diye tapuya götürdükleri, okuma-yazması dahi olmayan davacı ... ve annesi ile dava dışı kardeşleri ...'i "intikal yapıyoruz, tapularınızı alacaksınız" diyerek kandırdıklarını, düşük miktarda satış göstererek annelerine ve kız kardeşlerine düşen hisseleri devraldıklarını, davacının Tapu Müdürlüğünde ne yaptığını bilmemekle davalı kardeşlerinin hissesine düşen payını her defasında göndermesi sebebiyle 06.12.2019 tarihine kadar kandırıldığının farkına varamadığını, tarafların annesi olan ... ... 29.10.2017 tarihinde vefat ettikten sonra, ...-... mirasçıları olan tarafların annelerinden düşen taşınmazlardan ... ili, ... ilçesi, ... mevkii 1159 parselde bulunan taşınmazı ... ...’e satmak için 06.12.2019 tarihinde ... ...'den intikal yaptırmak için tapuya gittiklerinde babasından düşen taşınmazların tapularının bir örneğini istemesi ve tapu memurunun "adınıza kayıtlı hissedar olduğunuz taşınmazlar yok" demesi üzerine öğrendiklerini, tapuda yapılan hukuka aykırı devir ve temlik işleminde davacının okuryazar olmadığının dikkate alınmadığını, davalıların kötüniyetli olduklarını ileri sürerek davalılara intikal eden taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında tescilini istemiştir.
Davalılar vekili; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, tüm mirasçıların birlikte müracaatta bulunarak davaya konu taşınmazları intikal ve satış işlemine konu ettiklerini, tapu resmi senedinin tüm mirasçılarca/taraflarca okunup imzalandığını, davacının da yapılan işlemi resmi senede okudum yazarak ve imzalayarak kabul ettiğini, davacı ve diğer mirasçıların tamamının yapılan işlemlerden haberdar olduğunu, satış işlemi sonrasında da paralarını aldıklarını, davacının davaya konu taşınmazları sattığını öğrendiğini iddia ettiği tarihin de gerçek dışı olduğunu, bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; dava konusu 692 parsel yönünden feragat nedeniyle davanın reddine, diğer taşınmazlar yönünden ise davacı tarafın hile hukuksal nedenine dayalı iddiasını belirtilen taşınmazlar yönünden ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; davacının okuma-yazma bilmemesinden faydalanılarak hile ile dava konusu taşınmazların davalılara devrinin sağlandığı iddialarının ispatlanamadığı, davacının okuma-yazma bilmediğine yönelik yapılan araştırma neticesinde resmi işlemlerde imza attığı, parmak izi kullanmadığı davacı tarafın taşınmazlardaki hissesinin devri icrasında hile ile devrin yapıldığını ispat edemediği, okuma yazma bilmediği iddialarının da ispatlanamadığı, tapuda gösterilen değer ile taşınmaz hisselerinin değeri arasında fark olmasının tek başına satışın hileli olduğunu ispata yeterli olmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.