MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/111 E., 2024/135 K.
Mahkeme kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu ... ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 4.251,25 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiş; 1 04... parsel, 1 05... parsel ve 1 03... parsel sayılı sırasıyla 27.426.74; 556.433. 56... .934.707,43 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazlar ise mera vasfıyla sınırlandırılmıştır.
Davacı ...; 1 04... parsel sayılı taşınmazın satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı ile zilyetliğinde bulunduğu iddiasına dayanarak Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescili ve kendisinin tapuda malik olduğu dava dışı olan 1 04... , 6; 1 05... , 8, 9, 10 parsel sayılı taşınmazların eksik ölçüldüğü ve bu eksikliğin 1 03... , 1 04... ve 1 05... parsel sayılı mera olarak sınırlandırılan taşınmazlar içerisinde kaldığı iddiasıyla dava açmıştır.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince araştırmaya yönelik karar bozulmuş; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda zilyetlikle kazanım şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince “3 kişilik ziraat mühendisi kurulu, 3 kişilik harita ve jeodezi mühendisi kurulu, jeolog ve fen bilirkişi katılımıyla keşif yapılması” gereğine değinilerek karar bozulmuş; Mahkemece, zilyetlikle kazanım şartları davacı lehine oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, miras payı oranında davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, zilyetlikle iktisap koşullarının davacı taraf lehine oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli olmadığı gibi bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri de tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma kararına uyulmakla taraflar yararına usuli müktesep hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin tam ve eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir.
Hâl böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece komşu taşınmazların dayanak kayıtları ile birlikte dosya arasına alınmalı, tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş streoskopik hava fotoğrafları ile temin edilebilen en eski tarihli uydu fotoğrafları ... Genel Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra mahallinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi, 3 kişilik jeoloji mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.
Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından, ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, mera ise kadim mera olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar - ihyaya konu edilip edilmediği, imar - ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir.
Mahkeme hakiminin taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kayıt kapsamlarını gösterir krokili rapor aldırılmalıdır.
Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak dava konusu taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunun ne olduğunu belirten, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan ayrıntılı ve gerekçeli rapor istenmelidir.
Jeoloji mühendisi bilirkişi kuruluna, dava konusu taşınmazın nehir yatağı niteliğinde olup olmadığını, evveliyatının nehir yatağı olup olmadığını, nehir yatağından kazanılıp kazanılmadığını, halen aktif nehir yatağında kalıp kalmadığını, aktif nehir yatağında kalmıyor ise nehrin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığını açıklar nitelikte ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlettirilmelidir.
Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye dosya arasında bulunan hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya edilmişse ihyanın tamamlandığı tarihi açıklar şekilde rapor alınmalı, taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilmeli, yapılan uygulama sonunda kadim mera olmadığı, meradan açılmadığının anlaşılması halinde davacı taraf yararına TMK’nın 713/1. ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli; bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Yukarıda değinilen hususlar göz ardı edilerek eksik araştırma ile karar verilmesi doğru değildir.
Davalı Hazine temsilcisinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İliç Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.