MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/8 E., 2025/1386 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskipazar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/6 E., 2024/101 K.
Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
... ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanaklarının 2007 yılında kesinleştiği, kök muris ... ...'in 09.11.1929 tarihinde, davacının annesi olan muris ...'nun 13.10.1981 tarihinde öldüğü, eldeki davanın ise 17.01.2024 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacı; 1981 yılında ölen muris annesi ...'nun kök muris ... ...'in çocuğu olduğunu, dava konusu 1 27... , 10, 11, 21, 22, 28 parsel; 1 28... parsel; 1 32... , 6, 12, 17, 18, 19, 23, 24, 41, 42, 60, 69, 73, 77, 84 parsel; 1 33... , 3, 4, 5, 6, 11, 12, 13, 14, 15, 25, 27, 43, 51 parsel; 1 34... , 7, 16, 17, 18, 23 parsel; 1 35... parsel; 1 38... parsel ve 1 41... parsel sayılı taşınmazların kök muris ... ...'den intikalen geldiğini ancak kadastro sırasında davalıların murisi olan ... ... adına tescil edildiğini, miras payına karşılık Bölükviran köyü hudutlarında hiçbir taşınmaz bulunmadığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro tespitlerinin 31.07.2007 tarihinde kesinleştiği, 10 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı tarafından istinafı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal ve tescil isteğine ilişkin olduğu, davacının, kök muris adına kayıtlı olması gereken taşınmazların davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiği ileri sürülerek kadastro tespiti öncesi nedenlere dayanıldığı, davacının murisi ...'nun 13.10.1981 tarihinde, kök muris ... ...'in ise 09.11.1929 tarihinde öldüğü, kadastro tespitlerinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. hükmündeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.