MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/621 E., 2025/1341 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/408 E., 2022/797 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptali-tescil ve terditli tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili; davacının, davalı ...'in kısa sürede iyi bir fiyata satabileceğini söylemesi üzerine, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... mevkii 12 56... parselde bulunan 1. kat 8 numaralı bağımsız bölümün satışı için davalı ...'i vekil tayin ettiğini, ancak daha sonra pişman olduğunu ve vekillikten azlettiğini, vekilin vekalet görevini kötüye kullanarak 27.11.2018 tarihinde dava konusu taşınmazı eşi davalı ...'ya satış suretiyle devrettiğini, davacının dairesini geri istemesine rağmen davalının daireyi vermediğini ve bedelini de ödemediğini belirterek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaması halinde dava konusu taşınmazın rayiç bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili; davalıların oğulları dava dışı ... ve ...'in 2017 yılında davacıdan faiz karşılığı borç aldığını, ancak borcu gününde ödeyemedikleri için o dönemde oğlu ... adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın davacıya borca karşılık devredildiğini, davacının bu taşınmazı kredi kullanarak ve ipotek şerhi ile aldığını, kullanılan kredinin davacı uhdesinde kaldığını ve taşınmaz bedelinin ...'a ödenmediğini, davacının kullandığı kredinin davalı ... ile oğulları ... ve ... tarafından ödendiğini, davalının oğullarının borcunu ödeyerek taşınmazı geri almak istediklerini, bunun için davalı ... ile davacı arasında 10.01.2019 tarihli protokol imzaladıklarını, protokolden kaynaklanan tüm taahhütlerin davalı tarafından yerine getirilmesi halinde, davacının da borca karşılık aldığı dava konusu taşınmazı davalıya geri vermeyi, kullandığı kredi borçlarını ödemeyi ve taşınmaz üzerindeki ipotek şerhini kaldırmayı taahhüt ettiğini, davalının üzerine düşen edimlerini yerine getirdiğini ve yapılan anlaşma üzerine dava konusu taşınmazın satışı için davalı ...'yı vekil tayin ettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dışı ...'ın davacıya olan borcuna karşılık dava konusu taşınmazın teminat amaçlı davacıya devredildiği, devir işleminden sonra da dava konusu taşınmazın davalılar tarafından kullanılmaya devam edildiği, bahse konu vekaletnamenin protokol kapsamında devir işlemlerinin yapılması amacıyla verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 08.09.2017 tarihinde davalı ...’in oğlu ... adına kayıtlıyken, ...’ın ...’a olan borcu nedeniyle teminat amacıyla davacı ...’a devredildiği, 26.11.2018 tarihinde ... tarafından ...’e verilen vekâletnameyle taşınmazın bir gün sonra 27.11.2018 tarihinde ... tarafından eşi ...’ye satış yoluyla devredildiği, ...’ın 05.12.2018 tarihinde ...’i azlettiği, ancak 10.01.2019 tarihli protokol, tanık beyanları ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde vekil ... tarafından davalı eş ...'ye yapılan devrin ...’ın talimat ve iradesi ile gerçekleştiği, vekâletin kötüye kullanıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.