MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/947 E., 2025/1178 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 38. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/252 E., 2025/70 K.
Dava, harici satın alma ve zilyetliğine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan doğusu
... Devlet Hastanesi Otoparkı, batısı ... Sokağı, kuzeyi; 72 93... ve 72 94...
nolu parseller, güneyi ... Caddesi olan yaklaşık beş dönüm miktarındaki taşınmazı davacının
1982 yılında ... 'dan satın aldığını, taşınmazı satın aldığı kişinin ve müvekkilinin zilyetliği ile birlikte en az 80 yıldan fazla süredir taşınmazın nizasız-fasılasız
malik sıfatı ile müvekkilinin tasarruf ve zilyetliğinde bulunduğunu, müvekkilinin taşınmazın bir bölümüne ev yaptığını, diğer bölümlerine ise 1982 yılında meyve ağaçları, söğüt, kavak ve başkaca çeşitli ağaçlar diktiğini, 1982
yılında dikilen bu ağaçların bugün 40-45 yaşında olduğunu, bahçenin bakımının davacı tarafından yapıldığını, Eylül 1926 tarihli ve 57 numaralı tapu kaydının revizyon gördüğü 20 98... parsel sayılı taşınmazın 2013 yılında imar çalışmaları sonucunda 20 98... ve 64 parseller olduğunu, 20 98... parselin 5.0 00... 'lik kısmının önceki zilyedi olan ... ...'a kadastro tutanağının, davacıya da kıyasen kadastro işlemi olan imar uygulamasının tebliğ edilmeden kesinleştirilmesi nedeniyle 3402 sayılı Kanun'un 12/son maddesi gereğince iş bu kısmi tapu iptali ve tescil davası açma hakkının doğduğunu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi sınırları içerisinde bulunan doğusu ... Devlet Hastanesi Otoparkı, batısı ... Sokağı, kuzeyi; 72 93... ve 72 94...
nolu parseller, güneyi ... caddesi ile çevrili 20 98... parsel sayılı 37.0 00... miktarındaki taşınmazın ve gittilerindeki dilekçe ekindeki krokide (A) harfiyle gösterilen ve imar uygulamalarında park yeri olarak ayrılan yaklaşık 5.0 00... 'lik kısmının davalı ... adına olan tapu kaydının iptaliyle 3402 sayılı Kadastro
Kanunu'nun 12/son ve TMK'nın 1023. maddesi gereğince tapuya itimat prensibine göre davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde de açıkça belirtildiği üzere dava konusu taşınmazın 16.08.1954 tarihinde davalı idare adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazın davacının taşınmazı zilyedinden
satın aldığını iddia ettiği tarih olan 1982 yılında tapulu olduğunu, davacının taşınmazda hak sahibi olamayacağını, davacı tapu kütüğüne güven ilkesine dayandığını iddia etmiş ise de,
taşınmaz devrinin yazılı şekil şartına bağlı olup tapulu taşınmazın tapu
kütüğünde devrinin sağlanması gerektiğini, hal böyle iken tapu
kütüğüne güven ilkesinden ne kastettiğinin anlaşılamadığını, davacı tarafın
tapuya kayıtlı taşınmazı zilyedinden satın almasının hukukta korunur bir yanı olmamakla birlikte davacının satın aldığına ilişkin
tek bir evrak bile ibraz edemediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2024 tarih ve 2022/221 E., 2024/15 K. sayılı kararıyla; davacı vekiline eksik harcı ikmal etmesi için verilen kesin süre içerisinde harcın tamamlanmaması üzerine dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 3 ay içerisinde de eksik nispi harcın tamamlanarak davacı tarafça yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.05.2024 tarih ve 2024/345 E., 2024/736 K. sayılı kararıyla; Mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de mahkemenin kabulünün dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun düşmediği, Mahkemece 10.05.2023 tarihli celsede, davacı vekiline dava konusu esas değeri üzerinden eksik olan nispi harçları ikmal etmesi için gelecek celseye kadar kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksik harcın ikmal edilmemesi halinde Harçlar Kanunu 30... . maddeleri gereğince müteakip işlemlere devam olunmayacağının, dosyanın işlemden kaldırılacağının ve netice olarak davanın açılmamış sayılacağının davacı vekiline ihtarına karar verilerek ihtarat yapıldığı, duruşmanın 04.10.2023 tarihine bırakıldığı, 04.10.2023 tarihli celsede ise eksik harcın ikmal edilmediğinden ve davalı vekilinin de davayı takip etmemesinden dolayı eksik harcın süresinde ikmal edilip dosya yenileninceye kadar dosyanın 1. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin mahkemeye verdiği 05.12.2023 tarihli dilekçe ile müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini karşılayacak durumda olmadığını, emekli memur olup emekli maaşı ile geçindiğini, üzerine kayıtlı önemli bir malvarlığının bulunmadığını, Mahkemenin 10.05.2023 tarihli celsede ara karar ile belirlenen ödenmesi gereken 1.104.552,00 TL harcı karşılayacak mali gücü olmadığını ileri sürerek HMK'nın 334 vd. maddelerince adli yardım taleplerinin kabulü ile nispi karar ve ilam harcı ile birlikte dava sonuna kadar harç ve yargılama giderlerinden muaf tutulmak talebinde bulunduğu, 18.12.2023 tarihli dilekçe ile de HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırılan dosyanın yenilemesini ve dosyaya sunulan 05.12.2023 tarihli dilekçe ile vaki adli yardım taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ettiği, Mahkemece 19.12.2023 tarihli ara karar ile davacı vekilinin dosyanın yenilenmesi talebinin, dosyanın işlemden kaldırıldığı tarih üzerinden bir aylık harçsız yenileme süresinin geçtiği ve işlemden kaldırılan dosyada yargılama faaliyetine dair herhangi bir talep değerlendirilmesi yapılamayacağından ve beklenilen sürede davacının hak kaybına uğramaması hususları nazarıyla, davacının adli yardım talebinin dosyanın ilgili tüm harçları yatırılarak yenilenmesi halinde bilahare değerlendirilmesine, davacının harçsız olarak dosyanın yenilenmesi talebinin, HMK'nın 150. maddesi gereğince ancak tüm harçların yeniden yatırılarak talepte bulunulması halinde dosyanın yenilebileceğinden reddine karar verilmiş ise de davacı tarafın Mahkemenin 10.05.2023 tarihli ara kararı ile yatırılması istenilen nispi harcı yatıramadığı için adli yardım talebinde bulunduğu gözetildiğinde Mahkemece öncelikle adli yardım talebi konusunda karar verilmesi, adli yardım talebinin kabulü halinde davacı taraf bütün yargılama harç ve masraflarından geçici olarak muaf tutulacağından harçsız yenileme talebinin kabulü ile yargılamaya devam edilmesi, adli yardım talebinin reddi halinde ise Harçlar Kanun'u 30... . ve HMK'nın 150/4, 5. maddeleri gereğince işlem yapılması gerektiği halde adli yardım talebi hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilmeden harcın süresinde yatırılmadığından bahisle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 04.06.2024 tarihli adli yardım talebinin reddine dair verilen ara kararda davacının ödemesi gereken eksik nispi peşin harç, başvuru harcı ile posta, tebligat vs. masrafı için gider avansını Mahkeme veznesine depo etmek üzere, adli yardım kararına itiraz edilmemesi halinde kararın kesinleşmesi veya itiraz edilmesi halinde itirazın reddine karar verilerek kararın kesinleşmesi üzerine, kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, verilen kesin süre içerisinde eksik gider avansı depo edilmediği takdirde davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verileceğinin; hesaplanan ve detaylandırılan harçların duruşma tarihine kadar ikmal edilmemesi halinde ise Harçlar Yasası'nın 30... . maddeleri gereğince müteakip işlemlere devam olunmayacağının ve netice olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, ancak 13.11.2024 tarihli celsede harcın tamamlanmamış olduğu görülmekle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin 06.12.2024 tarihli dosyanın yenilenmesi talepli dilekçesi ve 13.11.2024 tarihli ara karardan rücu talepli dilekçesinin reddine dair ara karar tesis edildiği ve sonrasında 3 ay içerisinde eksik nispi harcın tamamlanarak davacı tarafça yenileme talebinde bulunulmadığı gerekçesiyle davanın Harçlar Kanunu'nun 30... . ve HMK'nın 150/4, 5. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kaldırma kararı üzerine Mahkemece 04.06.2024 tarihli ara kararının davacı vekiline tebliğ edildiği davacı vekilinin adli yardım talebinin reddi kararına itirazı üzerine Ankara 39. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/21 D.İş, 2024/21 karar sayılı değişik iş kararı ile Mahkemenin adli yardım talebinin reddine ilişkin karar yerinde bulunularak itirazın reddine karar verildiği, değişik iş kararının davacı vekiline tebliğ edildiği, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; Mahkemece davacı tarafın adli yardım talebinin reddine karar verildiği, ret kararının kesinleştiği, tapu iptali ve tescili talep edilen dava konusu taşınmazın dava tarihi olarak belirlenen değeri üzerinden eksik harcı ikmal etmesi için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde eksikliğin ikmal edilmemesi halinde Harçlar Kanunu'nun 30... . maddeleri gereğince müteakip işlemlere devam olunmayacağının, dosyanın işlemden kaldırılacağının ve netice olarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, Mahkemece davacı tarafça eksik harcın tamamlanmaması nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına, sonrasında 3 ay içerisinde eksik nispi harcın tamamlanarak davacı tarafça yenileme talebinde bulunulmadığından davanın Harçlar Kanunu 30... . ve HMK'nın 150/4, 5. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağı vurgulanmıştır. Aynı Yasa'nın 30. maddesinde ise "Muhakeme sırasında tespit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. 6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.'' düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda; Mahkemece dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespiti amacıyla keşif yapılmadığı, ön inceleme duruşmasında alınan 7 nolu ara kararla; usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak daha önce Mahkemelerinin 2021/39 Esas sayılı dosyasında dava konusu taşınmaza ilişkin hesaplama ve inceleme yapıldığı gerekçesiyle dosyanın anılan dosyada rapor tanzim eden teknik bilirkişi heyetine tevdi ile dava konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle değerinin tespiti hususunda rapor tanzim ettirilmek suretiyle dava değerinin tespiti cihetine gidildiği görülmekte ise de, keşif yapılmaksızın yukarıda belirtildiği şekilde dava değerinin tespiti doğru değildir.
Hâl böyle olunca; dava değerinin belirlenmesi için taşınmaz başında keşif yapılarak Harçlar Kanunu 16. madde uyarınca çekişmeli taşınmazın dava tarihindeki değerinin açıkça belirlenmesi, bu değer üzerinden tamamlanması gereken harç tespit edilerek işlem yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davacının açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.