MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/609 E., 2025/657 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yüksekova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/72 E., 2021/522 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, ... köyü 1 17... parsel sayılı 1.431,21 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz toprak tevzi çalışmaları sırasında mera olarak tahdit edildiği belirtilerek kamu orta malı (mera) olarak sınırlandırılmış ve mera özel siciline kaydı yapılmıştır.
Davacı ... vasisi; mülk edinmeye elverişli irsen intikal eden eklemeli zilyetliğe dayalı olarak taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile davacı adına tescili isteğinde bulunmuştur.
Davalı Hazine; dava konusu taşınmazın toprak tevzi sırasında mera olarak tespit edildiğini, 3402 sayılı Yasa'nın 16/B maddesi uyarınca mera vasfını taşıyan yerlerin kamu mallarından olduğu ve kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına yönelik kararın usulüne uygun olmadığını belirten kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaz üzerinde davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının eklemeli biçimde davacı lehine oluştuğunun ispatlandığı, dava konusu taşınmazın mera veya kamuya tahsisli yerlerden olmadığı, evveliyatından itibaren tarımsal amaçlı tarla olarak kullanıldığı ve zilyetlikle iktisabı mümkün olan özel mülkiyete konu olabilecek yerlerden bulunduğu, taşınmazın 19 55... tarihli hava fotoğraflarında dahi kullanıldığının tespit edildiği ve köy içi parsel niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, 1 17... parsel sayılı taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile davacı ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahalli bilirkişi beyanları ve teknik bilirkişi raporlarına, taşınmazın mera ile olan sınırlarının 1955 tarihli hava fotoğraflarında mevcut olup köy içinde bulunan yerlerden olduğuna ve tüm dosya kapsamına göre 3402 sayılı Kanun'un 46/1.maddesinde belirlenen koşulların davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.