MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/174 E., 2025/406 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/154 E., 2024/295 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacılar; ... ili, ... ilçesi, ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22-a maddesi gereğince yapılan uygulama çalışmaları sırasında dava konusu 2 05... , 6 ve 8 parsel sayılı taşınmazların davalıların murisi ... adına, 2 05... parsel sayılı taşınmazın ise davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini, oysa yapılan tespitin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazların mirasbırakanları ...’ya ait olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı ...; davanın süresinde açılmadığını, 22-a uygulama çalışmalarının 2013 yılı Şubat ayında kesinleştiğini, davanın ise 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, iddiaların haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ...; dava konusu 2 05... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 20.01.1981 tarihinde kesinleştiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların, kadastro çalışmaları sonucu davalıların murisi adına tespit ve tescil edildiği, kadastro tutanaklarının 31.03.1981 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise 20.03.2023 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarih itibariyle 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Mahkemece 17.12.2024 tarihli ek karar ile, davalı ...’nın öldüğü, davalı ...’nın yurt dışında yaşadığı ve Türk vatandaşı olmadığı, ölü ... mirasçılarının ve adres bilgilerinin bildirilmesi ve Türk vatandaşı olmayan davalı ...’ya yapılacak tebligatlar için tercüme ve tebliğ giderleri olarak 10.000,00 TL gider avansının Mahkeme veznesine yatırılması hususunda davacılar vekiline gönderilen muhtıranın 07.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, muhtırada belirtilen eksikliklerin davacı tarafça verilen bir haftalık kesin süre içerisinde yerine getirilmediği gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK’nın 344. maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, Mahkemenin 17.12.2014 tarihli ek kararının davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine bu kez Mahkemece 09.01.2025 tarihli ek karar ile, ek karara yönelik davacıların istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş, anılan ek kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince, 17.12.2024 tarihli ek kararın davacılar vekiline 22.12.2014 tarihinde tebliğ edildiği, davacılar vekili tarafından anılan ek kararın ise istinaf süresi geçtikten sonra 08.01.2025 tarihinde istinaf edildiği, bu nedenle İlk Derece Mahkemesinin 09.01.2025 tarihli ek kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL temyiz giderinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.