MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1045 E., 2025/996 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/510 E., 2021/63 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davacı; dava konusu 1 03... , 1 07... , 1 09... , 3 ve 1 12... parsel sayılı taşınmazlara 30-35 yılı aşkın süredir nizasız fasılasız ve malik sıfatı ile tarla vasfıyla zilyetliğinde olduğunu, tespit bilirkişilerinin yanlış beyanları sonucunda dava konusu yerlerin taşınmazlarla ilgilisi bulunmayan davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... ve ... cevap dilekçelerinde; davacının dava konusu yerleri babası ...'dan 30-35 yıl önce bedeli karşılığında satın aldığını ve bu tarihten beri davaya konu taşınmazların davacı tarafından kullanıldığını, davayı kabul ettiğini beyan etmişlerdir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; ... ve ...'in davayı kabul ettikleri, diğer davalılar yönünden mahalli ve tespit bilirkişileri beyanlarına göre de taşınmazların davacı tarafın iktisaba elverişli şekilde zilyetliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davacı vekili (yargılama giderlerine yönelik) ve Hazine vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında mevcut bulunan ... ve ...'a ait ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 04.01.2016 tarihli, 2015/159 Esas, 2016/2 Karar sayılı ve 29.12.2015 tarihli, 2015/158 Esas, 2015/150 Karar sayılı mirasçılık belgelerine göre sözü edilen kişilerin mirasçı bırakmaksızın ölmüş olmadıkları, gerçek kişi yasal mirasçılarının bulunduğu, bu kişilerin de davada taraf oldukları, Hazinenin bu kişilerin mirasçısı olmadığı ve hükümle de Hazine aleyhine bir karar verilmediği, eldeki davanın 4721 sayılı Kanun'un 713. maddesi uyarınca açılan tescil talebine ilişkin olmadığı, kadastrodan önceki nedenlere dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, davalıların yasal hasım durumunda bulunmadıkları, davanın kabulüne karar verildiğine göre davada kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle Hazine vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esastan hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden; kadastro çalışmalarında, ... ili, ... ilçesi, ... köyünde yer alan 1 03... , 1 07... , 1 09... , 3 ve 1 12... parsel sayılı taşınmazların ... mirasçıları olan ..., ..., ..., ... ve ... adlarına verasette iştirakken tespit ve tescil edildiği, tespitlerin 17.04.2007 tarihinde kesinleştiği, kayıt maliklerinden ...’nın 30.03.2009 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak eşi ve kardeşlerinin kaldığı, eşi ...’nin 07.02.2013 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak kardeşleri ... ve ... ile kendisinden önce ölen kardeşi ...’nin çocukları ..., ..., ... ve ...’in, kendisinden sonra ölen kardeşi ...’nin (2015 ölüm) eşi ... ile çocukları ..., ..., ... ve ...’in, kendisinden sonra ölen kardeşi ...’in (2022 ölüm) eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ...’ün kaldığı sabittir.
Bilindiği üzere; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesinde, vesayet makamının, yönetimi kimseye ait olmayan mallar için gereken önlemleri alacağı, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması ve oturduğu yerin de bilinememesi halinde bir yönetim kayyımı atacağını düzenlemiştir.
3561 sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanun’un 2/1 hükmünde ise “22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 427. maddesine göre, bir kimsenin uzun süreden beri bulunamaması veya oturduğu yerin bilinememesi veya ortada bulunmayan ve miras açıldığında sağ olup olmadığı ispatlanamayan mirasçının payının resmen yönetilmesi amacıyla kayyım atanmasının gerektiği hallerde, vesayet makamı; bu kimselerin malları üzerinde Hazinenin hak ve menfaati bulunup bulunmadığını, mahallin en büyük mal memurluğundan araştırır. Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması hâlinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, davalı ... payı yönünden taraf teşkilinin sağlanmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı zira mirasçılarının davaya dahil edildiği anlaşıldığından, Hazine vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; davalı ... yönünden taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde sağlandığından söz edilemez. Şöyle ki; davalı ... nüfus kayıtlarında sağ görünmekte ise de dosya kapsamındaki belgelerden 1971 yılından itibaren kayıp olduğu, yakınları tarafından öldürüldüğüne ilişkin başvurularda bulunulduğu ve eldeki davada kendisine ulaşılamaması nedeniyle çocukları ... ve ...’in davaya dahil edildiği görülmektedir.
Ancak; 1939 doğumlu ... hakkında herhangi bir ölüm kaydı bulunmadığı gibi gaipliğine ilişkin verilmiş bir mahkeme kararı da mevcut değildir. Bu durumda, çocuklarının davaya dahil edilmesiyle ...’ın payı yönünden taraf teşkilinin usulüne uygun şekilde sağlandığının kabulü mümkün değildir.
Hal böyle olunca, davalı ... payı yönünden kayyım tayin edilmesi suretiyle taraf teşkilinin sağlanılması ve işin esasının incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Hazine vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yön itibariyle kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın kararı veren Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 24.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.