MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/479 E., 2025/1476 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Patnos 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/271 E., 2020/285 K.
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkilinin Patnos’ta bulunan taşınmazlarının idaresi için davalı eniştesi ... ...’i 11.11.2016 tarihinde vekil tayin ettiğini, vekilin vekaletnamedeki yetkisini kötüye kullanarak maliki olduğu 1 12... ve 9 parsel sayılı taşınmazlarını muvazaalı olarak davalı ...’e temlik ettiğini, ...’in müvekkilinin kardeşi olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline, olmazsa bedelin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...; babalarının 1995 yılında öldüğünü, yörede gelenek olduğu üzere babalarından kalan tüm malvarlığını davacı ağabeyi ... adına tescil ettirdiklerini, büyüdükten sonra kardeşler olarak paylaşım yaptıklarını, her kardeşin kendisine düşen payda müstakil hak sahibi olduğunu, davacıya paylaşım sonucu Ankara’da bir daire, 100.000,00 TL nakit ve 1 adet otomobil düştüğünü, kendisine ve diğer kardeşlere de Patnos’taki taşınmazların isabet ettiğini, davacının eşinden ayrılıp yeni bir evlilik yapması ve tüm malvarlığını tüketmesi nedeniyle eldeki davayı açtığını, vekaletnamenin de rızai paylaşımla kendilerine isabet eden yerlerin verilmesi için düzenlenildiğini, davacının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafın vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispat edemediği, vekaletnamenin mal paylaşımı için verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.02.2023 tarih ve 2021/274 Esas, 2023/254 Karar sayılı kararı ile; davalının bedelin ödenerek devir yapıldığı yönünde bir iddiası olmadığı, bedelin ödenmediği, mal paylaşımı yapıldığı savunulmuş ise de buna ilişkin yazılı bir delilin mevcut olmadığı, ayrıca mal taksimi gereği davacıya 100.000,00 TL nakit para, bir adet otomobil ve Ankara'da bir daire devredildiğinin de ispatlanamadığı, davacı ve davalı ...'in kardeş, davalı vekil olan ... ...'in tarafların eniştesi olduğu, taraflar arasındaki iç ilişkiyi bilebilecek durumda bulunduğu, vekaletname ve resmi sözleşmesinin aksini iddia eden davalıların iddialarını ispat etmesi gerektiği, yemin deliline de dayanılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.01.2025 tarih ve 2023/2346 Esas, 2025/142 Karar sayılı kararıyla; somut olayda; davacı dava dilekçesinde, Ağrı ili, Patnos ilçesinde bulunan taşınmazların idaresi için davalı ... ...’i vekil tayin ettiğini ancak vekilin vekaletnamedeki yetkisini kötüye kullanarak dava konusu taşınmazı el ve işbirliği içerisinde hareket ettiği diğer davalıya devrettiğini ileri sürdüğü, davalı ...'in ise süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde davacı ile yapmış oldukları paylaşım anlaşmasına göre işlem yapıldığını savunduğu,
HMK'nın 127 ve devam maddeleri gereğince davalının, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde cevap dilekçesi vererek savunmasının dayanağı olan bütün vakıaları ve her bir vakıayı hangi delillerle ispat edeceğini göstermesi gerektiği, aksi halde dava dilekçesinde ileri sürülen tüm vakıaları inkar etmiş sayılacağı, HMK’nın 188. maddesinde ise taraflar veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıaların çekişmeli olmaktan çıkacağı ve ispatının gerekmediği belirtilmiş olup bir kısım davalıların süresinden sonra sundukları cevap dilekçesinde davacı ile yapılan paylaşım anlaşması gereğince vekaletname düzenlendiğini ve davacının bilgisi dahilinde devrin yapıldığını belirterek resmi akitte satış suretiyle gerçekleştirilen temlik karşılığında davacıya satış bedelinin ödenmediğini ikrar ettikleri, cevap dilekçesinin süresinde sunulmadığı açık ise de ikrar niteliğindeki bu beyana itibar edilmesi gerektiğinin kuşkusuz olduğu, eldeki davada uyuşmazlığın çözümünün davalı ...’in yukarıda geçen beyanının ispat külfetinin yer değiştirmesine neden olup-olmayacağı noktasında toplandığı,
somut olay değerlendirildiğinde; davalı ...’in savunmasının “vasıflı ikrar” (gerekçeli ikrar) mahiyetinde olduğu, bu durumda işlemin hukukî sebebini ispat yükünün yer değiştirmeyeceği ve davacının iddiasını kanıtlaması gerektiği, dinlenilen davacı tanıklarının da vekalet görevinin kötüye kullanılması ile ilgili bilgileri olmadığı ve vekaletname verilip-verilmediğini bilmedikleri yönünde beyanda bulundukları dikkate alındığında, ispat külfeti üzerinde olan davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını kanıtlayamadığı, hâl böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma kararındaki gerekçe tekrarlanmak suretiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olayda uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.