MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1663 E., 2025/1834 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Şabanözü Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/167 E., 2025/33 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda, Çankırı ili, Şabanözü ilçesi, ... köyü 11 28... parsel (eski 1 81... parsel) sayılı 2.982, 50... yüz ölçümündeki taşınmaz, 1/3’er paylı olarak ..., ... ve ... adına tespit edilmiş, tutanak 22.08.1996 tarihinde kesinleştirilerek tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacı vekili; 11 28... parsel sayılı taşınmazın daha öncesinde davacı adına kayıtlı iken 2018 yılında geçen kadastro çalışmalarındaki hata sonucu davalının üzerine kaydedildiğini, davacının dava konusu taşınmazın 60 yıldan beri maliki olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...; davacının iddialarının doğru olmadığını, dava konusu taşınmazın taksim sonucu 1/3 hisseli olarak kendisinin ve annesinin kız kardeşleri ..., ... adına tapuya tescil edildiğini, yapılan kadastro düzeltme çalışmalarında tapu kaydının 11 28... parsel olarak tescil edildiğini, dava konusu yerin 35 senedir üç kardeşin rızai taksim sonucu herkesin kendi yerini kullandıklarını savunmuştur. İkinci cevap dilekçesinde; yaptığı araştırma sonucu kadastro çalışmalarında bir karışıklığın olduğunu, 8 numaralı parselin davacının olduğunu, kendilerine ait taşınmazın 9 numaralı parsel olduğunu belirterek bu durumun düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar ... ve ...; zamanaşımı süresinin geçtiğini, dava konusu taşınmazın üçe bölündüğünü ve bu üç kişi tarafından ezelden beri kullanıldığını savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kadastro öncesi hukuksal nedenlere dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, davanın 2023 yılında açıldığı anlaşılmakla 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesi gereğince hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın dava şartı yokluğundan reddine, davalılardan ...'in davadan önce vefat ettiği ve ölü kişiye davanın yöneltildiği anlaşıldığından adı geçen davalı yönünden hak ehliyetinin bulunmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın redine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan tapu iptali ve tescil davalarının dinleme olanağı bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.