MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2048 E., 2025/1039 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mardin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/901 E., 2024/820 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mardin ili, Artuklu ilçesi, ... Mahallesi 1 45... parsel sayılı 8.099, 85... miktarlı tarla nitelikli taşınmazın eski 744 parsel sayılı taşınmaz olup 09.01.1984 tarihli tapulama işlemi ile davalı ... adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı; 1 45... parsel sayılı taşınmazın babası ...'dan kendilerine intikal ettiğini, taşınmazın tapu kayıt bilgilerine göre de babası adına kayıtlı olduğunu ve bu kayda dayanarak yaklaşık olarak 100 yıldır taşınmazı kullandıklarını, dava konusu taşınmazın yanında bulunan diğer taşınmazlar olan 1 45... ve 1 45... parsel sayılı taşınmazların babası adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali muris ... veya mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine, davaya cevap vermemiştir.
Kadastro Mahkemesinde açılan davada 23.02.2023 tarihli 2022/89 Esas, 2023/17 Karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmesi, kararın 12.04.2023 tarihinde kesinleşmesi ve davacının süresinde talebi ile gönderilen Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından harç ve vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın dava dilekçesinde dava değerini 1.000,00 TL gösterdiği, keşif yapılarak taşınmazın değerinin belirlendiği ve belirlenen değer üzerinden davacı tarafından 13.730,10 TL tamamlama harcı yatırıldığı, her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi gereği vekalet ücreti nispi olarak belirlenecek ise de hükmedilecek vekalet ücreti miktarının maktu olarak hükmedilmesi gereken miktarı geçemeyeceği nazara alındığında, Mahkemece bu miktarı aşacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu, maktu karar ve ilam harcına karar verildiği ancak davacı tarafından yatırılan fazla harcın iadesine karar verilmemiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına davanın hak düşürücü süreden usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine hasren temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin “j” bendi gereğince temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.