MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1609 E., 2023/323 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karlıova Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/170 E., 2020/118 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu Bingöl ili, Yedisu ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan 1 10... ve 1 06... parsel sayılı taşınmazlar tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ... ve ... adına; 1 10... , 62, 63 parsel sayılı taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ..., ... ve ... adına tespit edildikten sonra, payları oranında ... ve müşterekleri adına kayıtlanmıştır.
Davacı; irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptali ve tescil istemiyle dava açmış, yargılama sırasında dava konusu taşınmazda tüm kardeşlerinin taşınmazda hakkı olduğunu beyan etmiştir.
Davalılar; derdestlik itirazlarının bulunduğunu, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava konusu taşınmazların atalarından intikal ettiğini, tespitlerin eski tapu kayıtlarına göre yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu taşınmazın babalarından miras kaldığını, aralarında taksim yapmadıklarını, bağış ve satış yolu ile de geçmediğini beyan ettiği, dosyada mevcut nüfus kayıtlarına göre de murisin davacı dışında mirasçıları bulunduğu, murisin terekesinin TMK'nın 7 01... . maddeleri gereğince el birliği mülkiyet hükümlerine tâbi olduğu, her ne kadar 11.12.2019 tarihli celsede, TMK'nın 640. maddesi gereği el birliği mülkiyeti olduğundan bahisle mirasçılarının muvafakatinin alınması veya terekeye temsilci tayin edilmesi için süre verilmişse de nüfus kayıtlarına ve davacıların beyanlarına göre dava konusu taşınmazın el birliği ile mülkiyet hükümlerine tâbi olduğu, davacının dava dilekçelerinde ve duruşmadaki beyanlarında taşınmazın kendi adına tescilini istediği, tereke adına tescil yönünde bir talepte bulunmadığı, terekeye tâbi olan bir taşınmaz malın davacının kendi adına tesciline karar verilmesi talebi ile açmış olduğu davada bu talebini yöntemince ıslah etmemiş olması halinde terekeye temsilci atanması ya da diğer mirasçılarının muvafakatının alınmasının da söz konusu olamayacağı nazara alınarak ara karardan rücû edildiği, davacının belirtilen gerekçelerle el birliği mülkiyetinde olan taşınmaz ile ilgili kendi adına tescil istemli tek başına aktif dava açma sıfat ve hukuki ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11.12.2019 tarihli celsede: "Biz 18 kardeşiz dava konusu yerler bize babamdan kaldı, babam bana buraları satış veya bağış da yapmadı, kardeşlerim ile hep beraber ekip biçiyorduk kardeşlerim evlendiklerinde herkes başka yere göç ettiler sonra bu parseli ben kullanmaya devam ettim, biz kardeşlerim ile aramızda taksim yapmadık babamda sağlığında taksim yapmadı." şeklinde beyanda bulunup talebini somutlaştırdığı, bu durumda eldeki davanın halefiyet esasına göre tereke adına değil de davacının kendi miras payları için açıldığı, bir ya da bir kısım mirasçı terekeye ait bir mal veya alacaktan yalnız kendi payına düşen kısım için yalnız kendi adına dava açması halinde, bir veya bir kısım mirasçının iştirak halindeki pay üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi bulunmadığından böyle bir davanın (eldeki davanın) reddedilmesi gerektiği, dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından, davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) olanak bulunmadığı, öteki mirasçıların davaya katılmalarının sağlanması veya yöntemine uygun biçimde muvafakatlerinin alınması ya da miras ortaklığına bir mümessil tayin edilerek onun huzuru ile davaya devam edilmesinin de mümkün olmadığı ve davanın bu sebeple reddi gerektiği, Mahkemece, iştirak hâlinde mülkiyet hükümlerine tâbi bir terekede mirasçıların bir kısmının üçüncü kişiye karşı kendi paylarına hasren açtıkları tapu iptali ve tescil davasının dinlenilmesinin mümkün olmadığı, böyle bir dava diğer mirasçıların paylarını kapsamadığından ve aynı zamanda onlar adına da açılmadığından davaya diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) ya da terekeye temsilci tayin edilerek onun huzurunda davaya devam edilmesine olanak da bulunmadığından davanın bu sebeple reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 29.04.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz edilen davalılar ... vd. vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen başka gelen olmadı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler ve geri çevirme kararı sonrasında gönderilen evrak incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un/HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 304,40 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.