MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/799 E., 2018/197 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu; ... köyü çalışma alanında bulunan 1 04... parsel sayılı 10.502,24 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz kamu orta malı-mera vasfıyla 24.03.2009 tarihinde kesinleşerek özel siciline kaydedilmiştir.
Davacı; ... ... köyü evveliyatı atasından ve babasından kendisine intikal eden ve 50 yıldan beri kendisinin zilyetliğinde ve tasarrufunda bulunan tarla vasfındaki taşınmazın tümünün kendi adına tespitinin yapılarak tescil edilmesi gerekirken kendisi ile ilgi ve alakası bulunmayan davalılar adına tespitinin yapılarak tescil edildiğini bu nedenlerle davalılar adına oluşturulan tapu kaydının iptali ile kendi adına tescilini istemiştir.
Davalılar usulüne uygun tebliğe rağmen cevap dilekçesi sunmamışlardır.
Mahkemenin 30.12.2014 tarihli ve 2014/51 Esas, 2014/1023 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile çekişmeli 1 04... parsel sayılı taşınmazın mera, yaylak ve kışlak kütüğündeki kaydının iptaline, tarla vasfı ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş, kararın davalı ... temsilcisi tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 03.10.2017 tarihli ve 2015/12598 Esas, 2017/6009 Karar sayılı kararı ile; 1 04... parsel sayılı taşınmaza komşu 1 04... ve 8 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği ile sınırlandırılarak özel siciline kaydedildiği dikkate alındığında, çekişmeli taşınmazın üç tarafı mera ile çevrili olup mera parselleri ile arada ayırıcı doğal ya da yapay unsur bulunduğunun kanıtlanamadığı, ayrıca çekişmeli taşınmazın tescil ilamı ile oluşan kuzey yönündeki komşusu 1 04... parsel sayılı taşınmazın dayanak tapu kaydı da çekişmeli taşınmazı mera okuduğuna göre taşınmazın öncesinin mera olduğunun ve meranın ortasında kalan şahıs taşınmazının mera bütünlüğünü bozduğunun kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak verilen karar davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden usul ve kanuna ve bozma kararının gereklerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın Kars 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.