MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/859 E., 2025/1330 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/1056 E., 2022/19 K.
Dava; tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu olup fen bilirkişisinin 01.11.2021 tarihli raporu ve ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 1.475,10 metrekare ve (B) harfiyle gösterilen 3.665,83 metrekare yüz ölçümlü taşınmaz bölümlerinin, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde 21.04.1965 yılında kesinleşen kadastro çalışmaları sonuncunda taşlık olarak tescil harici bırakıldıkları anlaşılmaktadır.
Davacı; dava konusu tapusuz taşınmaz bölümlerini 50 yılı aşkın süredir nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla kullandığını, bu yerleri büyük emek ve masraf yaparak taşlık halden tarım arazisi ve yerleşim yeri haline getirip imar-ihya ettiğini ileri sürerek adına tescilini istemiştir.
Davalı ...; taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, sadece taşlarını temizleme ve ağaç dikme şeklinde sürdürülen zilyetliğin kanunun aradığı imar-ihya şartlarını sağlamadığını belirterek davanın reddini savunmuş, taşınmazın Hazine adına tescilini istemiştir.
Davalı ... Belediyesi; davada pasif husumeti bulunmadığını, Kadastro Kanunu'nun 14... . maddelerindeki şartların araştırılması gerektiği belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2017 tarihli kararıyla; davanın (A) harfli kısım yönünden reddine ve bu kısmın Hazine adına tesciline, (B) harfli kısım yönünden davanın kabulü ile davacı adına tesciline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili, davalılar Hazine ve ... Belediyesi vekillerinin ayrı ayrı istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2018 tarihli kararıyla; dava konusu kısımların imar planı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığı, hava fotoğraflarının bu konuda uzman jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi tarafından incelenmediği, taşınmazlar imar planı kapsamına girmişler ise imar planının onay tarihinden geriye doğru imar-ihya suretiyle kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının araştırılması gerektiği gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın imar planının 05.09.2005 tarihinde onaylandığı, keşif, bilirkişi raporları, zemine ilişkin fotoğraflar ve hava fotoğraflarının uzman bilirkişi tarafından değerlendirmesine göre davacının taşınmazları 20 yılı aşkın süre imar-ihya etmek suretiyle kullandığına dair delil bulunmadığı, 19 75... tarihli hava fotoğraflarında taşınmazların işlenmemiş ham toprak olduğunun bildirildiği, kesilmiş söğüt ağaçlarının 30-40 yaşlarında olmasının taşınmazlarda tarımsal faaliyet yapıldığını göstermediği, hava fotoğraflarına göre zilyetliğin başlama tarihi ile imar planı onay tarihi olan 2005 yılı arasında 20 yıllık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu (A) ve (B) harfli taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.