MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2567 E., 2025/2859 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Türkeli Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2025/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptali-tescil ve bedel istemine ilişkindir.
Davacı vekili; müvekkilinin kök muris ...'un kızı olup yasal mirasçısı olduğunu, kök murisin 263/301 pay ile malik olduğu Sinop ili, Türkeli ilçesi, ... Mahallesi 2 05... parsel (eski 87... parsel) sayılı taşınmazdaki hissesinin tamamını, kızı müvekkili ... ile eşi ...'u yasal miras paylarından mahrum etmek amacı ile oğlu ...'a satış sureti ile 10.09.2001 tarihinde devrettiğini, ...'ın da babasından muvazaa ile iktisap ettiği hisselerini kayınbiraderi olan davalı ...'e satış suretiyle temlik ettiğini, davalı ...'in ise kök muristen gelen 263/301 hissenin 131/301 hissesini kendi üzerinde tutarak kalan 132/301 hissesini dava dışı ... 'a 05.10.2007 tarihinde sattığını, müvekkilinin Mahkemenin 2020/74 Esas ve 2020/106 Karar sayılı dosyası ile davalı ...'e ve dava dışı ...'e karşı kendi miras payına yönelik olarak tapu iptali ve tescil davası açtığını, davalı ... yönüyle davanın kabulü ile davalı ...'in üzerinde bıraktığı 131/301 hissenin müvekkilinin miras payı oranında iptali ile müvekkili adına tesciline karar verildiğini, davalı ... tarafından 3. kişi ...'e temlik edilen 132/301 hisse yönünden ise ...'in iyiniyetli 3. kişi konumunda olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, böylelikle yapılan satış işlemlerinin muvazaa ile illetli olduğunun Mahkemenin kesinleşen kararıyla sübut bulduğunu, muristen sonra ölen müvekkilinin annesi ...'nin 2/8 miras payına sahip iken dava hakkını kullanmadan dava sırasında ölmesi sonrasında yasal miras payının halen davalının şuan ki tapu payı içinde kaldığını, müvekkilinin annesi ...'nin mirasının 1/3'üne sahip olduğunu belirterek müvekkilinin muvazaalı surette iktisap edilip halen davalı uhdesinde ... taşınmaz payının (annesi ...'nin 2/8 payından kendi adına düşen 1/3 payın) iptali ile müvekkili adına tesciline, yine davalı tarafından muvazaalı olarak yolsuz surette iktisap edildiği ilam ile kesinleşen ve iyiniyetli 3. kişi ... 'a satılan 132/301 taşınmaz hissesi nedeniyle müvekkilinin miras payından mahrum bırakıldığını belirterek müvekkilinin anılan 132/301 taşınmaz payı içindeki Ayancık SHM'nin 2021/297 Esas, 2021/197 Karar sayılı ekte sunulu mirasçılık belgesine göre kök muristen gelen 264/756 yasal miras payının dava tarihindeki rayiç bedelinin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın yasal mesnetten yoksun olup redde mahkum olduğunu, öncelikle davada husumet ve zamanaşımı itirazları olduğunu, eldeki davada davacının talepleri yönünden müvekkiline husumet yöneltilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, yine ikrar manasına gelmemek üzere davacının dava konusu ettiği tazminat talep ve dava hakkının zamanaşımına uğradığını belirterek zamanaşımı ve husumet itirazlarının kabulü ile öncelikle dava şartı yokluğundan, aksi durumda haksız ve hukuka aykırı davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının, davalının dava konusu 2 05... parsel sayılı taşınmazda muvazaalı olarak iktisap ettiği hisselerden, 132/301 taşınmaz hissesini 3. kişi ... 'a satışı nedeni ile mahrum kaldığı miras payı karşılığı tazmin değerinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile 2 05... parsel sayılı taşınmazda davalının muvazaalı olarak iktisap ettiği ve adına kayıtlı ... 655/2408 taşınmaz payının iptali ile kök muristen annesine gelen paydan kendisine kalan miras payına karşılık hissesinin adına tapuya kayıt ve tescilini talep ettiği, davacının delil olarak dayandığı Türkeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/74 Esas ve 2020/106 Karar sayılı ilamı ile 87... parsel (yeni 2 05... parsel) sayılı taşınmazda davalı ... adına kayıtlı 131/301 payın davacının Ayancık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/616 Esas, 2011/568 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payı oranında iptali ile davacı adına tesciline karar verildiği, kararın 13.10.2021 tarihinde kesinleştiğinin anlaşıldığı, anılan mahkeme ilamı, veraset ilamları ve bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının dava açmakta haklı olduğu ve davasını ispat ettiği, 2 05... parsel sayılı taşınmazdaki hissesinin 3. kişiye satışı nedeniyle mahkeme kararı ile payını alamadığı, yine 2 05... parseldeki annesinden kendisine intikal etmesi gereken 2/8 paydan 24/72 miras payını alamadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2 05... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 655/2408 payının iptali ile davacının annesinden kendisine gelen 2/8 paydan kendisine kalan 24/72 miras payının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, 2 05... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hissenin 3. kişiye satışı nedeniyle mahrum kalınan 916.243,35 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; muris muvazaasının varlığının daha önce taraflar arasında görülen ve kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğu, dava konusu taşınmazın mevcut tapu kaydına göre davalının hükmen taşınmazda 655/2408=1965/7224 payla malik durumda olduğu, muris ...'dan eşi ve davacının annesi ...'ye gelen miras payı 2/8 olmakla bu kişinin taşınmazdaki olması gereken miras payı 263/3 01... /8 = 526/2408 olup bu hisseden de davacının 1/3 miras payına isabet eden hissenin ise 175,3/2408 = 526/7224 tekabül ettiği, yine davacının dava konusu taşınmazda davalı tarafından dava dışı ... 'a satış suretiyle devredilen 132/301 hisseden miras payına isabet eden hissenin ise 132/3 01... /8 = 396/2408 = 1188/7224 olup eldeki davada davalı hissesinden iptali gereken davacının miras payı toplamı 526/7224 + 1188/7224 = 1714/7224 olmakla davalının taşınmazdaki 1965/7224 hissesinden hukuki olarak karşılanabilecek durumda olduğu, bir başka deyişle tapu iptali ve tescil isteminde hukuki imkansızlık halinin söz konusu olmadığı, her ne kadar davacı eldeki davada annesinden gelen miras payı nispetinde davalının mevcut hissesinden tapu iptali ve tescil, davalı tarafından dava dışı ... 'a devri yapılan 132/301 hisseden gerek kendisi gerekse annesinden gelen miras payına isabet eden hisse karşılığı bedel-tazminat talebinde bulunmuş ise de bedele yönelik istemin terditli istem olarak kabulü gerektiği, bu durumda; dava konusu 2 05... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 655/24 08... /7224 pay ve payda kabul edilerek 1714/7224 pay tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline geri kalan 251/7224 payın ise davalı üzerinde ipkasına karar verilmek gerekirken 2 05... parsel sayılı taşınmazın davalı adına kayıtlı 655/2408 payının iptali ile davacının annesinden kendisine gelen 2/8 paydan kendisine kalan 24/72 miras payının davacı adına tapuya kayıt ve tesciline ve 2 05... parsel sayılı taşınmaza ilişkin hissenin 3. kişiye satışı nedeniyle mahrum kalınan 916.243,35 TL bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü ile, dava konusu 2 05... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 655/24 08... /7224 pay ve payda kabul edilerek 1714/7224 pay tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline geri kalan 251/7224 payın ise davalı üzerinde ipkasına karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının muris ... mirasçısı olduğu, murisin 12.08.2002 tarihinde öldüğü, geride eşi ...'u (2/8 miras payı ile), dava dışı oğlu ...'u (3/8 miras payı ile) ve davacı ... 'u (3/8 miras payı ile) mirasçı olarak bıraktığı, murisin sağlığında 263/301 payla maliki bulunduğu dava konusu 2 05... parsel (eski 87... parsel) sayılı taşınmazdaki 263/301 payını oğlu dava dışı ...'a 10.09.2001 tarihinde satış suretiyle devrettiği, adı geçenin de bu taşınmaz hissesini 09.08.2005 tarihinde kayınbiraderi olan davalı ...'e satış suretiyle devrettiği, davalı ...'ün ise taşınmazdaki 131/301 hisseyi üzerinde bırakarak kalan 132/301 hisseyi 05.10.2007 tarihinde dava dışı ... 'a satış suretiyle devrettiği, davacı yanca davalı ... ve dava dışı ... hakkında Türkeli Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/74 Esas sırasına kayden murisi babası ... dan gelen 3/8 miras payına hasren muris muvazaası nedeniyle tapu iptali ve tescil istemli dava açıldığı, yürütülen yargılama sonucunda davacının davalı ... hakkındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, diğer davalı ... hakkındaki davanın ise reddine karar verildiği, verilen kararın kesinleşmesine istinaden davalı ...'e ait taşınmazdaki 131/3 01... /2408 pay ve payda kabul edilerek 393/2408 payın davacı ... adına, geri kalan 655/2408 payın ise davalı ... üzerinde ipkası suretiyle tapuya hükmen tescil edildiği, davacı yanca eldeki dava ile bu kez dava konusu taşınmazda muristen sonra 06.03.2013 tarihinde ölen annesi ...'a isabet etmesi gereken 2/8 paydan kendisine gelen 1/3 miras payına hasren ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak davalı hakkında tapu iptali ve tescil talebinde bulunulduğu, ayrıca davalının dava dışı ...'e devrettiği 132/301 paydan da aynı sebebe dayalı olarak kendisine isabet eden ve annesinden gelen miras payına isabet eden bedelin tazmininin talep edildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlıklı 26. maddesine göre hâkim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Fakat hâkimin duruma göre talep sonucundan daha azına karar vermesinin önünde engel yoktur.
Taleple bağlılık ilkesi özü itibarıyla hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olduğunu ifade eder. Taleple bağlılık ilkesinin taşıdığı ilk anlam, tarafın talep etmediği husus hakkında mahkemenin karar veremeyeceğidir. Buna göre, tarafın neyi talep edip etmediği ve hâkimin ne hakkında karar verip veremeyeceği dava dilekçesine bakılarak tespit edilir. Bu tespitin konusunu, istenilen hukukî sonuç oluşturur. Bu itibarla hâkimin karar verme sınırı dava dilekçesi ile belirlenmiş olur. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 21.12.2021 tarih, 2019/4-155 Esas, 2021/1711 Karar sayılı ilamı)
Taleple bağlılık ilkesinin taşıdığı ikinci anlam ise tarafın talebinden fazlasına mahkemece karar verilememesidir (HMK m. 26). Taleple bağlılık ilkesine yüklenen bu anlam aynı zamanda 24. maddede ifade edilen “tasarruf ilkesi” ve 25. maddesinde yer alan “taraflarca getirilme ilkesi” ile de bağlantılı ve uyumludur. Taleple bağlılık ilkesinin bir diğer anlamı ise hâkimin talep edilenin dışında, farklı bir şeye karar verememesidir. Talep edilenden farklı bir şeye karar verememe, dilekçenin talep sonucu kısmı ile verilen hükmün sonuç kısmının karşılaştırılması suretiyle tespit edilir. Bununla birlikte taleple bağlı olma, yargılama sonucunda davacının talep ettiği haktan daha azına sahip olduğunun belirlenmesi durumunda uygulanmaz (HMK m. 26). Talepten azına karar verme “çoğun içinde az da vardır” esasına dayanmaktadır. Bu kural ise davacının talep sonucu ile aynı nitelikte olan daha azına karar vermeyi ifade etmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle, murisin yaptığı temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanarak davanın kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak davacının dava dilekçesinde iki ayrı talebi bulunmaktadır. İlk olarak; davacı, dava konusu taşınmazda muristen sonra ölen annesi ...'a isabet etmesi gereken 2/8 paydan kendisine gelen 1/3 miras payına hasren ve muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak davalı hakkında tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuştur. İkinci olarak ise davacı, davalı ...'in dava dışı ...'e devrettiği 132/301 pay yönünden aynı sebebe dayalı olarak gerek muristen kendisine isabet eden miras payı gerekse muristen sonra ölen annesi ...'den gelen miras payına isabet eden bedelin tazminini talep etmiştir. Davacının dava dışı ... 'a devri yapılan 132/301 hisse yönünden davalıdan bedel-tazminat talebi bulunmasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 26. maddesinde düzenlenen "taleple bağlılık" ilkesi göz ardı edilerek anılan talep yönünden de tapu iptali ve tescil hükmü kurması isabetsizdir.
Hal böyle olunca taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacının dava konusu taşınmazda muristen sonra ölen annesi ...'a isabet etmesi gereken 2/8 paydan kendisine gelen 1/3 miras payına hasren tapu iptali ve tescil talebi yönünden tapu iptali ve tescil hükmü kurulması, davacının dava dışı ... 'a devri yapılan 132/301 hisse yönünden gerek kendisi gerekse annesinden gelen miras payına isabet eden hisse karşılığı bedel-tazminat talebine ilişkin olarak ise bedele hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalı vekilinin değinilen yönden yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.