MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1578 E., 2025/1490 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/642 E., 2025/285 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Samsun ili, Atakum ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan taşınmazların 22.03.1976 tarihinde kesinleşen tapulama çalışmalarında 1256, 1272, 1355, 1005, 962, 9 53... parsel olarak ... oğulları ...., ... ve ... adına tespit ve tescil edildiği, ...'ın ölümü ile payının 11.03.2015 tarihinde oğlu davalı ...'a intikal ettiği, davalının taşınmazlarda ... ve ...'a ait payları da 09.08.2016 tarihinde satın aldığı, 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince taşınmazların dava konusu 142 01... ve 39, 141 89... , 141 86... , 141 84... , 35... parsel sayılı taşınmazlara gittiği anlaşılmıştır.
Davacılar vekili; davacıların dedesi muris ...'dan kalan 142 01... ve 39, 141 89... , 141 86... , 141 84... , 35... parsel sayılı taşınmazların murisin erkek çocukları ..., ... ve ... adına yolsuz olarak tescil edildiğini, taşınmazların daha sonra ...'nın oğlu olan davalıya temlik edildiğini, davalının tescilin yolsuz olduğunu bilebilecek durumda olduğunu, iyiniyetli olmadığın ileri sürerek taşınmazlardaki yolsuz tescilin iptali ile davacıların miras payı oranında davacılar adına tesciline, mümkün olmadığı takdirde bedelin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin 22.03.1976 tarihinde kesinleştiği, muris ...'ın kadastro tespitinden önce 09.05.1963 tarihinde öldüğü, davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde (mülga 766 sayılı Tapulama Kanunu md.31) öngörülen on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.11.2024 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; tutanağın (kadastro tespitinin) kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, hak düşürücü süre geçtiğinden bedel talep edilmesine de imkan bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
- K A R A R -
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.