MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1302 E., 2025/1413 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölköy Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/212 E., 2023/328 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı şahıslardan ve TMK'nın 1007. maddesi gereğince davalı Hazineden tazminat istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Ordu ili, Gölköy ilçesi, ... Mahallesinde yer alan 1 11... ve 70 parsel sayılı taşınmazlar davalı ...; 1 11... ve 69 parsel sayılı taşınmazlar ile 1 14... , 1 16... ve 1 17... ve 8 parsel sayılı taşınmazlar davalı ... adına; 1 17... parsel sayılı taşınmazda 1/2'şer hisseli olarak davalılar adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni tespit edilmiş, askı ilan süresi içerisinde tespite karşı dava açılmaması nedeniyle tutanaklar 15.09.2011 tarihinde kesinleştirilerek tespit malikleri adına tapuya tescil edilmiştir.
Davacılar vekili; davaya konu taşınmazların 1997 tarihinde kök murisin vefatıyla mirasçılarına intikal ettiğini, davalıların haksız şekilde baba mirasının tamamını kendi üzerilerine yazdırdıklarını belirterek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ve davacıların miras hisseleri oranında tescilini, mümkün olmadığı takdirde sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı şahıslardan ve TMK 1007. maddesi gereğince davalı Hazine'den tazminini talep etmiştir.
Davalı ... Mal Müdürlüğü vekili; davanın tespit ya da kayıt malikine karşı açılması gerektiğini, konusu ve taraflı farklı olan taleplerin birlikte ya da terditli açılamayacağını, TMK'nın 1007. maddesi gereğince tazminat taleplerinde ilgili kurumun taraf gösterilmesi gerektiğini ayrıca kadastro tespitinin kesinleşme tarihinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih olan 15.09.2011 ile dava tarihi olan 28.09.2022 arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hak düşürücü sürenin geçmesi ile kadastro tespitinin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle terditli tüm talepler yönünden de davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra kadastro öncesi nedene dayalı olarak dava açmış olmalarına, tespitten önce taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığından muvazaa iddiasının dinlenemeyecek olmasına, hak düşürücü sürenin dolduğu hallerde taşınmazların aynını talep etme olanağı kalmadığından davalılardan tazminat talep edilmesine olanak bulunmamasına göre Mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.