MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1405 E., 2025/457 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Derik 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/109 E., 2021/568 K.
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mardin ili, Derik ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 267 parsel "susuz tarla" vasfıyla Maliye Hazinesi adına 25.10.1982 tarihinde hükmen tescil edilmiştir.
Davacı vekili; davacının 267 parsel sayılı taşınmaza 1976 yılından beri malik sıfatıyla zilyet olduğunu, taşınmazın 1976 yılında yapılan tapulama çalışmalarında Hazine adına kaydedildiğini ileri sürerek tapu kaydının iptal edilerek davacı adına tescilini istemiştir.
Davalı Hazine vekili; kazanım koşullarının araştırılması gerektiğini, Hazinenin yasal hasım olması nedeniyle yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili; davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, kazanım koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddi ile taşınmazın 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 79. maddesi gereğince davalı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın 20 yıldan fazla süre imar-ihya yolu ile tarımsal faaliyete elverişli hale getirilerek davacı tarafından kesintisiz ve nizasız ortak olarak kullanıldığı, bu hususun bilirkişi raporu ve dinlenen tanık beyanları ile desteklendiği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu Mardin ili, Derik ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 267 parsel sayılı taşınmazın tespitinin 25.10.1982 tarihinde kesinleştiği, davacının talebinin mülkiyete ilişkin olduğu nazara alındığında davanın hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. hükmünde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu; diğer taraftan eldeki dava ile Derik Tapulama Mahkemesinin 19.02.1982 tarihli ve 1976/716 Esas, 1982/34 Karar sayılı davasının tarafları, konusu ve dayanılan sebebin aynı olması sebebiyle Tapulama Mahkemesince verilen ve 18.06.1982 tarihinde Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen kararın eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu belirtilerek davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kamu düzenine ilişkin nedenlerle kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 116,60 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.02.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.